• Hayata Dair

    Ev inzivasında 69. gün

    Başlığa bakmayın, artık günleri saymayı bıraktım. Kaçıncı günde olduğumun bir önemi kalmadı. Her gün birbirinin aynı değil; ama sanki hiç yaşanmamış gibi. İlk başlarda soğuktu, serindi, yağmur ve rüzgar vardı. Balkona çıkmıyordum fazla, üzerime kalın bir hırka alıyordum çıkarsam da. Sonra sonra ılımaya başladı hava, öğleden sonraları balkonda oturup güneşlenmeye başladım. Şimdiyse kombiyi kapadım, öğlene doğru güneşlikleri kapatıyorum, çok sıcak oluyor evin içi. Sabahları balkonda kahvaltı edebiliyorum; ama sonra içeri geçmem gerekiyor. Öğlen vakti balkon cayır cayır yanıyor artık. Her gün yeni bir şey deniyorum. Bazen oluruna bırakıyorum, bazen kabaca planlar yapıyorum kafamda. Plan derken çok ciddi planlar değil; ama beni motive edecek şeyler mesela; Yataktan kalkınca önce yoga yap…

  • Hayata Dair

    Tatlar ve kokular, çayla kahve

    Ev inzivasında 39.gün Bazı günler tat alma duygumuz diğer günlere göre daha açık olabilir mi? Bu sabah labne peynir sürüp çörek otu serptiğim Wasa daha bir lezzetli geldi nedense. Ağzımın tadı yok, deriz ya, çok doğru. Bazı günler, başka sefer kendinden geçmene sebep olacak şey bile o kadar tat vermeyebiliyor. Ruh halimizle tat duyularımız da etkileniyor olabilir mi? Beni mest eden tatlar ve kokular var. Enterasan bir şekilde, sürekli değişenler de, her zaman sevdiklerim de var aralarında. Mesela kahve kokusunu oldum olası sevmişimdir. Bir yudum bile kahve içmediğim gençlik yıllarında, öğretmenler odasından okul koridorlarına yayılan filtre kahvenin kokusu örneğin. Belki de sadece benim hafızamdaki bir anıyı canlandırdığı için değil, ortam,…

  • Hayata Dair

    Dışarda bahar, evde hayat var

    Ev inzivası, diğer adıyla sosyal izolasyonda 37.gün Önce sabaha karşı 04:44’te uyandım, saat 06:10 olduğunda ise artık ayaktaydım. Son iki gündür içimde bir sıkıntıyla, uykum kaçıyor geceleri, buzdolabını açıp ne yesem diye düşünürken buluyorum kendimi. Oysa hiç böyle huylarım olmamıştır. Şaşırıyorum kendime. Sonra da diyorum ki, canım Nilly’m, alışılmadık bir dönemden geçmiyor muyuz zaten, neden bu kadar şaşıyorsun, o kadar da yüklenme bence kendine. Her günün aynı şekilde geçmesine hiçbir zaman tahammülüm olmadığı için bu evde geçen günlerin de birbirine benzemesinden sıkıldım galiba. Her sabah, otomatik pilota bağlanmış gibi dolaptan aynı şeyleri çıkarıp aynı şekilde kahvaltı etmekten mesela. Bunu fark ederek mi ya da tarihi dolan yumurtaları kullanmak için mi…

  • Hayata Dair

    Ev inzivasında gün #12

    Instagram’da en son paylaştığım fotoğrafa baktım; “şimdi sen bir yolculuk insanısın. Yol olmak üzeresin” diyor. Alışık olduğumuz anlamda bir yolculuk yapmanın bir süredir mümkün olmadığı, ne zaman mümkün olacağı ise belirsiz bir dönemdeyiz. Seyahat etmek bir yana, evden çıkmak bile macera aksiyon filmine dönmüş durumda. Hayatımda hiç temizlik yapmamış gibi başta ellerimi, yüzümü, giysileri, evi ve eve giren her paketi temizleme ihtiyacıyla ellerim 15 yıl yaşlandı bile. Korku, endişe, üzüntü, umut, yaşama sevinci, dua, sükunet, meditasyon, sabır, güven, panik, acı, kaygı, şükür… Ordan oraya savrulduğum, bir saatimin diğerine asla benzemediği 400+ saat. Öyle ki, sürekli birşeyler düşünsem de bir çığlığa dönüşüp kağıda dökemedim, daha çok durdum, sustum, izledim, ağladım, nefes…

error: Content is protected !!