dört element

dört element

Dört Element gibi;

Kor bir Ateş gibi yansa da yürek, hayat işte! demeyi de bilir. Gönül işleriyle aram yok derken de aşk’a göz kırpabilir. Bir kadın ve bir erkek; anlaşılmaz ilişkiler yumağı, bazen havalarda uçurur, bazen karabasan gördürür. Olsa bir türlü olmasa başka türlü. Hem güldürür hem süründürür.

Ateşlerden kaçıp sakin bir liman aradığında, ayakları yere sağlam basmak istediğinde, Hayata Dair birşeyleri sorgulamaya başladığında bir çiçek filizlenir; bir ağaç yeşerir. Toprak, güvenle kucak açar; çıplak ayak koştuğunda seni senden alır ve sereserpe uzandığında sana güneşin ışığını sunar. Gözlerin kamaşırcasına bak şimdi göğe, yıldızlara ve aya.

Yağmur yağsa başka güzel, şimşek çaksa başka türlü. Boğaz’a karşı bir akşam uzanıver. Hani derler ya bir Boğaz havası al. Bir vapura atladın mı, karşı kıyıdasın. Bir bakmışsın Kızkulesi’nde, bir bakmışsın Kuzguncuk’ta, Çengelköy’de. Sultanahmet’ten ver elini Karaköy, çık yokuşu Galata. İstanbul dedin mi Sular durur. Boşuna dememişler, Havası başka güzel, Suyu başka.

Dört Element gibi;

Birbirinden apayrı ve

birbirini tamamlayan

dört elemente ayırdım ben de seyir defterimi.

İyi seyirler…

 

Nilhan

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!