• Gönül İşleri,  Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Sahnelenmemiş arya kalmasın

    Dağılan parçalarını toplamaya kalksan, kaç asır sürer hepsini bir araya getirmek? Kaç menzilde görev aldın, kaç top mermisi attın, kaç can aldın ki bunca yaralanıp hor görülüyorsun? Artık tak etti diye mi bu eziyete tamam demen, yoksa iyice unuttun diye mi asil ruhunu? Sorularım pek çok; ama cevap vermeye hazır değilsin. Pişman olmadan özür diliyor, gerçekten var etmeden hiçliğe karışıyorsun. Zaman zaman bir hayalle uyanan tatlı düşler, sonra sonra hiçliğin mahzeninde yitip gidiyor. Anca bir kadeh şarap bir tabak tapas kalıyor rüyadan. Güler yüzlü barmenin gözleri gözünün önüne geliyor da… Her akşam aynı saatte yan masaya oturan yaşlı adamın çözdüğü bulmaca da aklında da… Panathinaikos – FC Barça maçını izlemeye…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri,  Hayata Dair

    Gökkuşağım

    Kırmızı oldum, tutkuyla adaş, aşık oldum dopdolu. Yerini dolduramayacağım boşluk oldu, adı kara delik. Acıtan sevdalarla yaşadım, bu da kara sevda. Turuncuydu gelecek, capcanlı, enerjik, umut dolu. Bir şarkı mırıldanırken ve arabada dans ederken buluyordum kendimi. Öyle delidoluyduk ki papatyalar toplar gibiydim sabahları. Sarıydım. Lüle lüle saçlarıyla ilkokul öncesi örnek kız çocuğu. Bir sarı gömleğe bitebilen deli liseli. Güneş’in kızı ve ayçiçeği tarlalarında koşmak isteyen biri. Yeşildim. Huzurlu, dingin bir gün oldum, ormanda yürüyüş ve yapraklarda çiğ taneleri. Nilüferler vardı gölde, ne güzel düşler kurduk ağaçlar altında. Ufak bir esintide saçlarım dalgalandı, sen başımı iki elinin arasına aldın, saçlarımı geriye atıp öptün beni. Lacivertti gece ve sadece bizim. Yıldızların altında…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Aylardan Kasım

    Sesini ancak senin duyabileceğin sağanak yağmurlarla sarsılan bir gece olsa çığlık atar gibi yutkunup kabullenir gibi ağlasa gök sen de onla beraber… anımsamaksa adı, zaman olsa benimki de sebepsiz cümleler kursam o ise sıkılmadan dinlese beni bir oyun gibi başlasa da (amiral battı ya da adam asmaca) ortasında kalkıp gitmek istemese zamandan korkmadan birbirimizle sarhoş olsak gerçeklerden ürkmeden beraber olmak yetse işte bize anladım ki gerçekten çok özlediğim bir düş kurmuşum ben güz yapraklarının dökülmesini kaçırmışım bu sene yazın parlak güneşini ve uzun gecelerini en son hatırladığımda sıcak şarap içiyormuşuz Taksim kalabalığının yine otoparklara sığmadığı bir gece şimdi aylardan Kasım mevsimse kış benim için aynadaki aksimde sahipsiz bir hikaye kalmış…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Hüzzam Şarkı

    Kırmızı tükenmez kalem ile siyah dolmakalem. İkisi de yan yana, çalışma masasının orta gözünde bekliyorlar. Ne zamandan haberleri var ne mevsimden. Tek istedikleri boş bir beyaz sayfada birkaç satır olabilmek. Kırmızı tükenmez kalem, biraz sabırsız, biraz tutkulu, alev alev yanmayı, kor bir ateş olup hiç sönmemeyi seviyor. Siyah dolmakalem gururlu, yumuşak bir el hareketiyle kayıp gidiyor, incelip kalınlaşan çizgisinde kendi yansımasından memnun, bıraktığı etkinin farkında, gülümsüyor. Birlikte de ayrı ayrı da çok yazılıp çizildiler, telefon defterinde bir isim oldular ya da buzdolabının üstünde bir not, vergi beyannamesinde birkaç rakam oldular, üniversitede başvuru formu ve sınav kâğıtlarında yanlış cevap. Şimdi çekmecede yan yana duruyorlar. Ne ışık alıyor çekmece ne ses geçiriyor.…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Gün, Güneş, Gerçek

    Güneş vişneçürüğü bir top gibi battı az önce. Önümüzde nazikçe eğilip, “iyi akşamlar bayanlar” diye selamladı bizi ve gitti. Onunla birlikte bugün de gitti. Sabahın yedisinde başlayan araba yolculuğumuz, Mecidiye’nin serin sularında yüzerken hissettiğim doludizgin özgürlük, pırıl pırıl berrak sularda turkuaz mavisinde yitme isteği, kumlarda yürürken aklımdan geçenler, Erikli sahili ve Orman Kampı’na giden patika yol, mangalda tavuk kanadı, bir çay olsa da içsek dedirten rüzgâr, yine çoğu insanı buz kesen oysa soğuğu algılamayan yangınımda bana çok iyi gelen deniz…  Güneşle birlikte ben de gittim. Yanaklarım güneşten kızarmış, kulaklarım uğulduyor, duyduğum sesler ne yazık ki denizin sesi kadar duru değil, karmakarışık sözler ve isyanlarla başım ağrıyor. Gök, kızıl turuncu ateş…

error: Content is protected !!