Browsed by
Tag: kadın

Ben buradayım, bana bakın

Ben buradayım, bana bakın

Ben buradayım, bana bakın diyen bir kadını her yerde tanırsınız; ama bu kadını en yakından tanıyan ancak bir başka kadın olabilir. Abartılı pırıltılarıyla içeri giriyor. Bu gezegende ilk günü; ama kimin umurunda. Etrafı görmeye değil; kendini göstermeye ihtiyacı var asıl. Ahulu gözleri erkek cinsini efsunlarken, beline kadar uzayan saçları parfümünün esintisini yayıyor. Ertesi gün, herkesin görür görmez kafasını çevirip bakacağı cinsten bir mini modelle giriyor içeri. Etek nerede başlıyor nerede bitiyor belli değil. İkide iki, doğru yolda kızımız. Mesajlar verildi,…

Read More Read More

Share
İstanbul hanımefendisi

İstanbul hanımefendisi

Otuzlu yaşlarında bir kadın olmak İstanbul’da… Gecesi gündüzüne karışmış bir şekilde, mesaiyle sarmaş dolaş, haftaiçi haftasonu farketmeden yoğun tempoda çalışan bir iş kadını olmak. Bazılarının deyimiyle tam bir Plaza kadını. Tek başına yaşayan bekar bir kadın olmak İstanbul’da… Bilgisayar çantası ve makyaj çantası olduğu sürece bir şehirden bir şehre bir ülkeden bir ülkeye uçup durmak kuş misali…Ellerinde alışveriş poşetleri çantasının içinden anahtarını bulmaya çalışırken her seferinde küfredip yine de o kocaman çantalardan vazgeçememek – tıpkı arkasından lanet ettiği adamların benzerlerini…

Read More Read More

Share
Ela’ya…

Ela’ya…

Genç bir kadın vardı birkaç yaz öncesi tanıştığım. Sezen Aksu’nun bir şarkısı vardı bütün bir yaz mırıldandığı; “yolun zorunu yürümüştüm ben tanıştığımız zaman” diye başlayan. Aşkın cilvesini bilmeyen, pişman olsa da yine aynı hallere düşen bir sevgiliden ayrılma zamanıydı. Temmuzun ortası, alev sıcağı… Öyle apansız içine bir kurt düşüp etrafı kurcalamanın bedeli, kurcalamasa asla ortaya koyamayacağı onlarca kanıt dökmüştü önüne. Aldatılmış olduğu halde kendi için üzülmektense aldatanın yasını tutan bir kadın vardı o yaz. Kendini Bodrum gecelerine bırakan, her çeşit…

Read More Read More

Share
İncinen Biriciğim

İncinen Biriciğim

Sanırım büyüdüm artık ya da yaşlanmak oldu bunun adı. Ergenlik yıllarımdan beri hiç bir zaman kadınlığın ağırlığını bu kadar yoğun hissetmemiştim. Nasıl bir yük taşıdığımı, nelere göğüs germek zorunda bırakıldığımı fark etmemiştim nedense ya da önemsememiştim. Hayat, cinsiyet farkı gözetmeksizin herkes gibi bana da yaşattığı bir takım olaylar dizisinden başka bir şey değildi sanki de, her günün hayhuyu içinde yaşayıp gidiyordum. Genç kızlık yıllarımdan beri erkekleri hayata duruşları ve toplumun gözündeki yerleri, en önemlisi de rahatlıkları ve özgürlükleri ile kıskandım…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!