• Hayata Dair

    Dolap temizliği

    Mevsim dönümünde ve yeni yıl gelmeden, havalar değişir, toprak yenilenirken, biz de bu değişime alışmaya çalışırken biraz daha arınmaya çalışıyorum ben de. Sadeleşmeye, yüklerimden, fazlalıklarımdan kurtulmaya… Ne kadar zor olabilir ki, öyle değil mi?! Ama ne kadar zor. Bir kere neyin fazlalık olduğunu her zaman bilemiyorsun. Farkedemiyorsun ağırlıklarını. Seni geriye düşüren, yapmak istediklerinden alıkoyan ve geleceğini elinden alan. Sessizlikle, kararsızlıkla, kaygı ve telaşla yaşadıkların… Kurtulamadığın korkuların ve kendine yarattığın kaçışlar..Evin içinde dolaplardan kullanmadıklarını bulup ayırmak kolay, işine yaramayan eşyaları, uzun süredir giymediklerini, yıpranmış ve eskimişleri, beğenmediklerini, gözüne güzel gözükmeyenleri… Peki, kendi yüreğinde, kalbinin derinliklerinde, beyninin içinde olanlara ne demeli? Çıkmaz yolların ve yazmadığın hikayelerin… Onları nasıl ayıklayacağız? Bu aralar böyle…

  • Hayata Dair

    Ağustos’ta Saroz

    Sahile inip denizin sesini dinlediğim sabahlar günlük ritüelim. Umudum,  yaşama sevincim, yeni başlangıçlarım, kayıpları hatırlayışım. Deniz kokusunu da içime çektim mi işte ben buradayım, hayattayım. Kara bir bulut vardı yokuşu inerken, sağ kolda sırasını bekler gibiydi. Neyse ki sırası hiç gelmedi. Parçalı bulutlarla da olsa aydınlığız yine bu sabah. Karabataklar bir o yana bir bu yana gidip balık avladı. İki kadın iskeleden atladı. Denizdeki balıkadam sahilin sonuna kadar gidip, oradan karaya çıktı. Güneş çıktı peşinden. Kıpırtısız denize gün ışığı vurdu. Bir sandalın tıngırtısı, bir suyun şıpırtısı, bir de sürekli kollarımı ısıran şu minik siyah sinekler. Dubaların gerisinde, karşı yakada, bulutların arasından sızan güneşle yarı aydınlık tepeler, tepelere çıkan patikalar… Denize…

  • Seyahat

    Midilli’de nereye gidilir?

    Neredeyse her sene gittiğim için bana sorular geliyor, ben de arkadaşlarımdan da aldığım notlarla kendiminkileri birleştirdim. Bu da burada dursun dedim 🙂 Bizim Midilli’de gittiğimiz yerler sıklık sırasına göre şöyle: Zouros, Vatera (beach/restaurant) Biz her gidişimizde direkt buradaki şezlonglara yayılıyor, öğlen yemeğini burda yiyoruz. Artık bizi tanıyorlar. Denizi çakıllı ama suyu güzel. Öğlen menümüz: İmam, tzatziki, Greek salad, patlıcan ezme, domatesli spagetti ve kabak çiçeği – makarna güveçte geliyor nefis. Kafeneion O Ermis, Mytilene (dinner) Bu limandan yürüme mesafesi ve ara sokaklardan birindeki mekana her zaman uğramaya çalışıyoruz, eski nesil mekanlardan. Tropicana Platanos, Molyvos (dinner)  Her gidişimizde zeytinyağlılarına bayılıyoruz, ağaç altı bir evin bahçesi, sahibi de çok tatlı. Ama kalabalık…

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Hikaye dinleyicisi

    Herkes kendi hayatını yaşıyor. Normali de bu zaten. Peki o zaman niye bu kadar mutsuz oluyorum başkalarının sıkıntılarını dinlerken ve durmadan düzeltme ve iyileştirme çabasına giriyorum? Kendi benliğimden ve önceliklerimden çıkıp onların hayatlarına bir nebze güzellik katmaya çalışıyorum. Zamanında şirketin organize ettiği “iş yaşam dengesi” eğitimlerinden birinde hayat amacım olarak da bu çıkmıştı aslında; ama şu an hayat amacım gerçekten bu mu yoksa kendi hayatımdan kaçıp bu iyilik periliğine mi sığınıyorum diye sorguluyorum. Çocukken, hikaye anlatıcısı olacağımı düşünürdüm. Yüzlerce öykü vardı kafamda dolaşan. Martılarla bulutlar, güneşle ay, yıldızlar ve ayçiçeklerinin öyküleri… Hikaye anlatıcısından hikaye dinleyicisine dönüştüğümü farkediyorum seneler içinde. Dinliyorum, uzun uzun, yorulmadan, bıkmadan, sakin ve düşünceli. Gözlerimin içine bakıp…

  • Hayata Dair

    dönüşüm

    Dönüşümün önünde hiçbir şey duramıyor. Buna ne toprak ne su ne hava itiraz ediyor de bir tek biz, insanlar. Şu yarım saat içinde bile ne çok değişti, denizin rengi, rüzgârın sesi, dalgaların hızı, aydınlık ve gölge, kırlangıçlar ve eşekarıları, beyaz kelebekler ve kertenkeleler hepsi gelip geçti. Bizim için güzeli çirkini var hepsinin, beğendiğimiz beğenmediğimiz, sevdiğimiz ve sevmediğimiz. Ama doğa için yok. “Ben yağmurları havaları sevmem.” “Ama şimdi de gölge oldu üşüyorum.” “Yaaa dalga çıktı, beğenmedim”, deyip gitmiyor doğa. Biz, doğanın çocuklarıyız olmasına da sürekli bir itiraz, durmadan inatlaşmadayız doğanın sunduklarına. “Bahar da bir türlü gelmedi, bıktık artık kıştan.” “Bu sıcaklar da bezdirdi, hiç sevmiyorum valla.” Fotoğraf çekerken, yok gıdım çıkmış…

error: Content is protected !!