• Hayata Dair

    Gece gece

    Nedir bu? Gecenin içinde ayak sesleri, açılıp kapanan kapılar, musluktan akan suyun kızgın sesi, kilidi tekrar çevirip iyice kapandığından emin olmalar, bir hışırtı, biraz huzursuzluk, üst kattaki çocuğun parkede zıplayan topu, otomatiğin siren gibi uzayan düdüğü ve yatmadan önce masal bekleyen bir bebeğin ağlaması. Bu bir yaşam tercihi, doğru ya da yanlış değil, iyi ya da kötü de, sadece bireysel seçimim ve tecrübe. Daha hafif yaşayabilmek lazım diyorum mesela ben. Her günün akşamına bir şükür cümlesi bırakmak gerek. Başkalarının yüklerini bu kadar sırtlamamak gerek, başkalarının sorumluluklarını -hem de hiç- almamak gerek. Uzun tren yolculuklarında cama başımı yaslayıp yarı uykulu yarı uyanık tıngır mıngır gidesim var. Uykusu gelen bir bebeğin sırtını…

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Sabahın erken saatleri

    Sabah çok erken, daha serçeler çınarın dallarında cıvıldarken, ben kahvaltımı çoktan etmiş, salondaki tekli koltuğa geçmiştim. Hafif rüzgârlı serin bir Mayıs günü, taptaze, aydınlık ve pırıl pırıl başlıyordu işte. Herkesin uykuda olduğu bu saatler benim için öyle kıymetli ki. Zamanda kimsenin sahip olamayacağı bir boşluk yakalamışım da, orda kendime bir dünya kuruvermiş gibi mutluyum. Kimsenin duymadığı müziklerle, kimsenin okumadığı satırlarda, kimsenin bilmediği hayallerde sadece bana ait bir sığınak… Gün içinde yapılacaklar için henüz vakit var. Dilediğim her şeyi yapabileceğim bu bir iki saat haftaların yorgunluğunu silip süpürebilir. Hiç aklımda yokken suluboya yapmaya başlayabilirim ya da uzun zamandır dinlemediğim bir albüm eşliğinde kitap okuyabilirim örneğin. Her şeyden önemlisi kendimi şaşırtabilirim bugün. …

  • Hayata Dair

    Korkutucu bekleyiş

    Sahne 1. Uçurum. Korkutucu bir bekleyiş. Endişe ve çaresizlik. Kime ve neye güveneceğini bilmeden hastane koridorlarını arşınlamak. Akşamdan geceye, geceden sabaha uzanan bir sessizlik. En yakınındaki birkaç isim dışında kimse yok. Dış dünya tamamen dışarda ve sen tamamen kendi içinde. Hiçbir şey gelmiyor içinden, yazmak ya da konuşmak. Elinden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmediğin tanıdıklara ulaşıp aynı cümleleri tekrar kurmak ya da apartmanın önüne gelen ambülansı görüp bir şeyler olduğunu anlayan komşuların meraklı telefonlarına yanıt vermek. En masum “bir şeye ihtiyacınız var mı” cümlesi bile kifayetsiz. Neye ihtiyacımız olabilir, bilmiyoruz ki. O kadar yalnızız şu an. Sahne 2. Bir rica. Bir arama. Bir çağrı. El sallayış. Kâğıt havlu serip oturduğumuz kırık…

  • Hayata Dair

    Ev inzivasında 69. gün

    Başlığa bakmayın, artık günleri saymayı bıraktım. Kaçıncı günde olduğumun bir önemi kalmadı. Her gün birbirinin aynı değil; ama sanki hiç yaşanmamış gibi. İlk başlarda soğuktu, serindi, yağmur ve rüzgar vardı. Balkona çıkmıyordum fazla, üzerime kalın bir hırka alıyordum çıkarsam da. Sonra sonra ılımaya başladı hava, öğleden sonraları balkonda oturup güneşlenmeye başladım. Şimdiyse kombiyi kapadım, öğlene doğru güneşlikleri kapatıyorum, çok sıcak oluyor evin içi. Sabahları balkonda kahvaltı edebiliyorum; ama sonra içeri geçmem gerekiyor. Öğlen vakti balkon cayır cayır yanıyor artık. Her gün yeni bir şey deniyorum. Bazen oluruna bırakıyorum, bazen kabaca planlar yapıyorum kafamda. Plan derken çok ciddi planlar değil; ama beni motive edecek şeyler mesela; Yataktan kalkınca önce yoga yap…

  • Hayata Dair

    Tatlar ve kokular, çayla kahve

    Ev inzivasında 39.gün Bazı günler tat alma duygumuz diğer günlere göre daha açık olabilir mi? Bu sabah labne peynir sürüp çörek otu serptiğim Wasa daha bir lezzetli geldi nedense. Ağzımın tadı yok, deriz ya, çok doğru. Bazı günler, başka sefer kendinden geçmene sebep olacak şey bile o kadar tat vermeyebiliyor. Ruh halimizle tat duyularımız da etkileniyor olabilir mi? Beni mest eden tatlar ve kokular var. Enterasan bir şekilde, sürekli değişenler de, her zaman sevdiklerim de var aralarında. Mesela kahve kokusunu oldum olası sevmişimdir. Bir yudum bile kahve içmediğim gençlik yıllarında, öğretmenler odasından okul koridorlarına yayılan filtre kahvenin kokusu örneğin. Belki de sadece benim hafızamdaki bir anıyı canlandırdığı için değil, ortam,…

error: Content is protected !!