Browsed by
Tag: sanat

Vincent

Vincent

Loving Vincent. Sinemada izlemeye gittim bugün. Büyülendim adeta. Resimlerle hayatlar, renklerle karakterler, sözlerle duygular alt üst oldu içimde. İnsan ruhunun derinliklerinde kaybolmak, Farklılıklarla varolmaya çalışmak Yokluk içinde yaratmak yaratmak daha çok yaratmak… Sevgiyle bakmak, ışığı görmek ve yakalamak, Hor görülmek ve dışlanmak, yalnızlıkta boğulmak, İnsanların acımasızlığını farketmek, farklı olmayı hatırlamak… Böyle duyarlı bir yürek, böyle bir deha, düşün ki, tuval için bile parası yok, şimdi müzelerde eserlerini görmek için kuyruk oluyoruz ya o hayattayken yüzlerce tablosundan sadece bir tanesini satabilmiş,…

Read More Read More

Share
Pera’da Doğa, İnsan ve Aşk Manzaraları

Pera’da Doğa, İnsan ve Aşk Manzaraları

Şubat’ın sonu geldi miydi beni bir panik aldı. Bir iki aydır ha bu hafta sonu ha öbür hafta sonu giderim dediğim iki önemli sergi var Pera Müzesi’nde. Üstelik anneme de gideriz diye söz vermişim, kaçırırsak çok üzülür. Tamam, dedim, bu hafta sonu iş güç de olsa, sözüm de olsa, soğukmuş, rüzgârmış, kulağım ağrıdı, yok üşüdüm demeyeceğim, Cumartesi Beyoğlu’na gidiyoruz. İki hafta kadar önce annemle Beyoğlu’nun yolunu tuttuk. Annem öncelikle Frida’nın sergisini merak ediyordu, biz de bu sebeple müzede ilk önce…

Read More Read More

Share
Yazın Yeşil Yaprakları

Yazın Yeşil Yaprakları

Yeniden dedim, yeniden dinleyelim mi… Bir şey anlatır gibi bu şarkı, ne olur bitmesin, perde kapanmasın bu sefer. Yazın yeşil yaprakları beni eve çağırmasın. O zaman genç olmak da güzeldi hani ve dünyaya daha yakındık. Evet beni çağırıyor, bizi çağırıyor yapraklar, zaman çıkmazlarında dans ediyoruz yine. Dönme vakti gelse de yeter ki bu şarkı çalsın, çaldıkça mutluyuz, bizi güçsüz kılamaz hiçbir şey… değil mi… Yeşil yaprakları andım. Gün içinde onlarca kez dinlediğim bir diğer şarkıyı anımsadım, Ennio Morricone’dan Un Amico. Yeşil…

Read More Read More

Share
Tiyatro Gişesindeki Görevli

Tiyatro Gişesindeki Görevli

Tiyatroya gitmeyi severim. Fuayede arkadaşları beklemeyi, oyunun broşürüne göz atıp oyun panosuna asılı afişlere ve fotoğraflara bakmayı, oyuncuları bir yerlerden tanımayı, salona geçip koltuğuma yerleşerek oyunun başlamasını beklemeyi, oyunun sonunda ayağa kalkıp her oyuncunun gözlerinin içine bakarak (bazen yaşlı gözlerle de olsa) gülümseyerek alkışlamayı… Tiyatro izlemeyi çok severim. Oyuncuların mimikleri, ses tonları, vurguları, sahnede duruşları, sahnede yeniden var oluşları beni benden alır. Yerli yabancı yazarların tiyatro oyunlarını okumuşluğum var. Birkaç monolog ve diyalogda da olsa, naçizane, sahneye çıkmışlığım da. Sahnede…

Read More Read More

Share
Devrim Arabaları

Devrim Arabaları

Bir zamanlar… diye iç geçirdim. Öyle zamanlar da vardı. Daktilonun sesi, saman kâğıdının unuttuğum dokusu, sofraların düzeni, eşlerin birbirine kol kanat germeyi görev bilmesi, tasaya zora tahammül etmesi, aza kanaat getirmesi, çoğu takdir etmesi… Bir zamanlar, içten gülümsemesini eksik etmeyen tatlı insanlar vardı sokaklarda. Çarşıda pazarda ayaküstü sohbete tutuşan, iyi günde kötü günde komşusunu arayan, dostunu arkadaşını kollayan, bir olmayı birlik olmayı seven, ağlarken de gülerken de paylaşmayı görev kabul eden, doğal, sevgi dolu, güler yüzlü insanlar vardı. Ne yalan…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!