• Hayata Dair,  Seyahat

    Paris’e kısa bir veda

      Paris’ten ayrılmaya bir günden az kaldı. Bunu fark etmek bile hafif melankolik yapabilir insanı. Ama henüz erken. Dönüşü düşünmemeye çalışarak Lüksemburg Bahçeleri’nden Saint Michel ve Saint Germain yönünde yürüyorum. Bir yandan da akşam yemeği için alternatifler düşünüyorum. Thai, İtalyan derken, bu akşam da Japon mutfağına göz kırpıyorum…  Akşam yemeği, mahallenin teppenyaki restoranı Inagiku’da (http://www.restaurant-inagiku.fr).  Hem sushi yedim hem de ördek; eğlenceli teppenyaki şovu da cabası. Nostalji Radyo ve Jazz FM, Paris’ten ayrılana dek eşlik etti. Pazartesi sabahı güneşli, pırıl pırıl havasıyla karşıladı yine beni. Şehre veda etmeden önce, son saatleri mahalleye en yakın olduğu kadar senede 10 milyon ziyaretçi ile Paris’te en çok ziyaretçi alan yer de olan Notre…

  • Hayata Dair,  Seyahat

    Montmarte ve Lüksemburg Bahçeleri

    Paris’te bir sabaha daha uyanmak… Ne güzel, ne büyük şans. Bu şehirde aşk var, bu şehirde büyülü bir hava var, kesinlikle.  Gözlerimi açtığımda pencereden sızan güneş ışığıyla gülümsüyorum. Beyaz mor küçük kasımpatılar ve mini mini gonca sarı güllerden oluşan buketimi içime sokar gibi derin derin kokluyor, bozulmasınlar diye hemen suya koyuyorum. Rokfor peynir, domates, croissant ve kahve ile enfes bir kahvaltı. Kahvaltıdan sonra öncelikle Bastille yönünde, enfes süslemeleriyle devasa binaların arasından yürüyüş; ardından metro ile iki hat değiştirerek Sacre-Coeur’e gidiş. Metro çıkışında, önümde yürüyen adamın arka cebinden cüzdanını almak üzere elini cüzdana götüren çocukla göz göze gelmek. Beni fark edince elini cüzdandan çekti sanırım ama ürktüm çok. Kalabalık. Bul karayı…

  • Hayata Dair,  Seyahat

    Bonjour Paris

    Bonjour Paris. Bonjour güzel gün. Sabah kalkınca pencerenin önünde durup perdeleri iki yana açtım ve avluya baktım. Avluya bakan camlardan çoğu kapalı, açık olan birinden hafif bir müzik geliyor ve esmer bir genç kahvesini yudumluyor. Sabaha bir de mutfak camından bakayım dedim, camın önündeki saksılara, saksılarda kaktüslere, hemen camın önünde duran siyah sandalyeye, sandalyenin oturma yerinin Legolarla doldurulmuş olmasına, sandalye bir oraya bir buraya itildiğinde Legoların gürültüyle ordan oraya kaymasına bakakaldım. Hemen yakındaki patisseri’nin sıcacık, tazecik mini mini yumuşacık croissantlarına bayıldım. Sanmayın ki normalde croissant tutkunuyum, hiç aramam, meraklısı değilimdir; ama bu nasıl bir lezzet, tarifsiz. İncecik hamur ağzınızda dağılıveriyor. Tek kelimeyle müthiş. Kıpkırmızı domatesler, peynir çeşitleri, yeşil zeytin ve…

  • Hayata Dair,  Seyahat

    Paris, Mon Amour

    Paris, Mon Amour. Aşkın, tutkunun, ışığın şehri, güzel ve alımlı Paris. Cuma günü öğleden sonra uçaktan indiğimde serin de olsa beklediğimden güzel bir hava karşıladı beni. Havaalanından transferi ayarlaması için Edouard’la yazışmış olmama rağmen beni karşılayacak olan yeşil atkılı, uzun boylu, gözlüklü ve sakallı adamı bir türlü bulamıyordum. Yolcu karşılama salonunda bekleyen herkesle göz teması kurmuştum ki beklediğim kişi çıkageldi. Edouard’ın arkadaşı mısın? diye sorarak elini sıktım. Yakışıklı denilebilecek bu gencin üç çocuklu bir golf hocası olduğunu ve Champs-Élysées’e yürüme mesafesinde eşiyle birlikte bir güzellik merkezi açtığını öğrenince, bir an Türkiye’de yaşadığım sıradan hayat hem tuhaf hem gülünç geldi. Bir yanda iyi para getiren bir güzellik merkezinin patronu, bir yanda…

  • Cosmoturk'ten,  Seyahat

    La Défense

    Güne daha geç başlayabildiğim sabahlar yaşıyorum bir süredir. Paris’in iki buçuk kilometre dışında bir noktada, La Défense’te, herkesi hızlı adımlarla yürürken görüyorum. Bir binadan diğerine, metrodan işyerine, işyerinden eve ya da otele koşar adımlarla giden yüzlerce binlerce insan ve bisikletli gözümün önünden geçip gidiyor. Sabahın yedisinde hava kapkaranlık, saat dokuza gelirken bile puslu gri bir yükü çeker gibi, ağır bir hava var. Boyunlara atkılar bağlanmış, ellerde evrak çantaları… Başlar öne eğik, kollarının altında günlük gazeteler, işe geç kalmamak için gizli bir telaşla sabah yolculuğundalar. Sabahki telaşlı yolculuk hiç bitmiyor gibi, burası dolup dolup taşan bir kalabalığı ağırlıyor hafta içi her gün. Akşam yediden sonra ve hafta sonu daha sakin olduğu…

error: Content is protected !!