Browsed by
Tag: yolculuk

Oyunun Mızıkçısı Yol Türküsü Tutturunca

Oyunun Mızıkçısı Yol Türküsü Tutturunca

İnsan ev taşımaya kalkınca ne kadar çok eşyası olduğunu anlıyor, hatta kendinden korkuyor, bıkıyor, yoruluyor. Bunca giysi, ayakkabı, çanta, kitap, dergi… Hani bazılarına kıyıp atıyorsun ama at desen atamayacağın cinsten olanları ne yapacaksın? Ne kadar çok şey biriktiriyor insan. Dolup taşıyor dolaplar, raflar, kapı arkaları, yatak altları, kanepe köşeleri. Kökleri göçebeyken bu kadar mı sahiplenir insan her şeyi… Bunca eşya arasında saç baş darmadağın kendimi kaybetmişken yatağın üstünde biriken kitaplara bakakalıyorum. Bir sayfa iki sayfa okuna okuna yine de okunmamış…

Read More Read More

Share
Amerika Uçuşu

Amerika Uçuşu

Sabah 4, havaalanındayım. Lufthansa görevlisi oldukça kibar, ben söylemeden cam kenarını verdi. Teşekkürler bayım, sabahın köründe mutlu ettiniz beni. Kabin boyutunda kırmızı bavulumla on sekiz günlük okyanus ötesi yolculuğa çıktığıma kimse inanmaz; ama doğru. Hepsi hepsi bu kadarım. Ne eksik ne fazla. Yakışıklı hostların ikramlarıyla Frankfurt’a iniş hızlı oldu ya da benim zaman algım çoktan kaydı. Parfüm denemeleri, trenle terminalden terminale geçiş ve karınca gibi çalışan havaalanı insanlarına duyduğum hayranlık. Uçağı beklerken marketten aldığım suyu içerim diye düşünmüşüm; ama güvenlikten…

Read More Read More

Share
Firar

Firar

Firar etse yürek, gitse keşke buralardan. Artık onu tutmayacağım. Anladım ki o hep bildiğini okuyacak, burnunun dikine gidecek, beni düşünmeden çarpacak. Firar etsem keşke buralardan. Uzaklara gitsem kimseye haber vermeden. Bir süre kimse ulaşamasa bana. Meraksa merak, telefonlarım kapalı olsa. Umurumda olmasa. Uzaklar… Beni alsa ve baştan yaratsa. Bir cafe’m olsa ya da bir çay evim. Mini mini kartpostallar yapsam ellerimle, nakışlı örtüler olsa masalarda, cimcime çocuklara doğum günü partileri yapsak orda. Renk renk balonlar, günlükler, kitaplar, ucu tüylü pembe…

Read More Read More

Share
Şu An İçimden Geçen

Şu An İçimden Geçen

Sanki çoğalmış gibi zaman. Yağmur inerken kaldırımlar daha davetkâr. Sokaklarda koşmak ve çok uzaklara gitmek istiyorum yine. Uzaklaşmayla ne derdim var, ben de bilmiyorum; ama bu dar zamanları uzatmanın yolu uzaklaşmakmış gibi geliyor. Bugün birkaç plan vardı, hiçbirini yapmak gelmiyor içimden. İşle ilgili o kadar şey var ki biriken, düzenlemem gereken, e-mail atmam, okumam, yazmam, incelemem, düzeltmem gereken… Ama hiçbirini yapasım yok. Hafta sonu kalkıp ofise giderim belki. Belki bu beni hizaya sokar. Pazar sabahına ofiste başlamak aklımı başıma getirtir…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!