Browsed by
Tag: yaşam

Bir an’dan başka bir an’a  

Bir an’dan başka bir an’a  

– Küçük kıza, sevgilerimle –  Bilirsin işte aşk’tır o. Hiç beklemediğin bir anda hem de huzurla çalar kapını. Başını yasladığın bir omuz kadar yakındır ve aslında o kadar yakında tutacağın bir omuz en kıymetlisidir bu hayatın. Bu hayat dediğin de nedir ki zaten, senin kısacık birkaç an’ın, bildiğin ya da okuduğun bir tarih ve seni hatırlayan insanların hatıraları kadar. Belki de çok daha fazlası var bu hayatta. Senden öncesinin de kokusu sinmiş gibi üzerine, attığın adımlarda o suların izleri, kurduğun…

Read More Read More

Share
Aşk mısın sen?

Aşk mısın sen?

Aşk mısın sen? Ağaçlar altında, gizli bir bahçede Sessizce oturmuş, kitabının sayfalarını çevirirken Belli belirsiz bir gülümsemeyle okurken satırları Bülbülün sesi bu sefer çok yakından gelirken Ve sen belki de sadece senin anlayabileceği bir ruh dinginliğinde kaybolmuşken bu sabah Herşeyden öte, herkesten başka Her zamankinden farklı bir günse bugün… Aşk mısın sen?  

Share
İçimde menekşeler pembeler

İçimde menekşeler pembeler

Gipgri puslu bir hava. Kocaman bir sessizlik. … Bu satırları okuyunca aklında karamsar bulutlar gezinmesin sevgili okur. Bilmez misin, kelimelerin kendi dili vardır ve yazmak da o dili özgür bırakmak… Ne ben’im bu yazıdaki, ne illa sen. Ne bir gerçek ne de tamamen uydurmaca. Birbirinin içine geçmiş onlarca hikâye, yüzlerce kurgu, olay örgüsü… Ben mi yazdım gerçekten yoksa yazılmasına aracılık mı ettim? Ben miydim hayal eden yoksa kâğıda dökülmesine izin mi verdim? Bu sabah da işte tam da böyle gipgri…

Read More Read More

Share
Tomurcuk

Tomurcuk

Bir tomurcuk açınca, toprak da gülümser gibi gelir bana. Adına ne dersen de, hayat’a uyanınca renkli balonlar yükselir göğe. Yeşilden daha yeşil, tüm filtrelerden daha parlak, morlu sarılı minik çiçekler açar. Açarken de aralarına katılan kardeşlerini kutlar gibi çığlıklar atarak zıplarlar saksılarda. Ben bu şarkıyı biliyorum, daha önce de duymuştum, dediğimiz sayısız tesadüfe tanıklık ederim. Birini düşünür, onunla karşılaşırım; birinin derdini dinler, ona yeni kapılar aralarım. Ne kadar aydınlık bir sabah, gözlerim kamaştı ışıktan. Kendiliğimden uyandım, hiç alarm kurmadan, perdeleri…

Read More Read More

Share
Olma Yolculuğu

Olma Yolculuğu

– Beş gün gibi gözüken uzun yolculuğa ve tüm dostlara ithafen, sevgiyle   Beş gün, sanki 5 ay gibi geçti, öyle yoğun, öyle derin, içime işledi. Bir yandan da 5 dakika gibi, öyle çabuk, bir anda… Öyle uzaklaştım ki herşeyden ve o kadar yaklaştım ki kendime. Öyle bir delidolu hal ki bu, içimdeki bir yeni bene döner gibi… Ta derindeki dikenler battı, kalbim kanadı; ama çiçekler de açtım, sarı ve pembe, filiz de verdim, umudu da aldım ardıma… Öyle farklı…

Read More Read More

Share
Bugün ya da dün

Bugün ya da dün

“Her şehrin karakteri var. Berlin’de soğuk, Londra’da yağmur, Sofya’da kar olmalı. O zaman güzel.” dedi. İskoçya’da olmak isterdim şimdi. Yeşil çayırlarda yuvarlanıp soğuğa çıkıp soğuktan donup üşüdükçe ayılıp ayıldıkça haykırıp bir bar taburesinde yaşlanmak isterdim.   Bir çocuk gitti bugün. Aramızdan bir yıldız kaydı. Daha yaşanmamış aşkları, alın teri ve umuduyla gitti o. Belki baharın adı Nisan göbek adı Mayıs’tı. O belki aşık olacaktı bu bahar. Beyaz dalların altında ilk kez elini tutacaktı. Yaz ilk önce Akdeniz’de anılıp Hiç gidilmeyen…

Read More Read More

Share
Şair olası

Şair olası

Geçip giderken zaman, masmavi bir göğün altında olmak gibisi var mı… Yastığa başını koyup da uykuyu çağırdığında, aklına gelen bir söz, bir bakış, bir ses seni gülümsetirse… İnan ki çok şanslısın bunu yaşadığına. Değerini bil. Derin bir nefesle içine çek. Gülümseyişle sevgini yolla. Ve hatta uykunda bile onu kucakla. Günaydın canım. Aydınlık bir İstanbul sabahından günaydın sana. Günlerden Pazar. Belli ki, henüz şehir uyanmamış. Taksimden Cihangir’e yürüyorum. Sokakta yorgana sarılı, sadece bir ayağı dışarda kalmış bir adam yerde yatıyor. Turistler…

Read More Read More

Share
Hayat senin içinde

Hayat senin içinde

Bir arkadaşım, mutluluk neymiş biliyor musun, diye sordu bana. Mutluluk, her şeyin yolunda gitmesi değil, görmezden gelme sanatıymış. Güldüm. Bir kadın yazmış olmalı bu tanımı, dedim. “Mutluluk, bira-patates eşliğinde maç keyfi” ya da “güzel bir hatun” da diyebilirdi bir adam. Üstelik görmezden gelmek, ne demek… Görüyorsun, farkındasın; ama yokmuş gibi mi davranıyorsun… Bu mu mutluluk? Olanları görmek, sesleri işitmek, sevdiğine dokunmak, denizin kokusunu almak, bir parça bitter çikolatayla mest olmak… Bunlar, mutluluk değil mi bu durumda? Karabasana battığında bir zihin,…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!