• Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    “Hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir” yazıyor defterimde. Ben de bu hafta sonu için sayısız plan yaptım, hatta bu planların hepsini yapmaya kalksam iki hafta yıllık izin almam gerekebilirdi işyerinden. Onca şey arasında, hayat giriveriyor araya. Biz de acile gittik, sıradan bir Cumartesi günü. Saat dörde geliyordu herhalde hastaneye vardığımızda. Acil kapısında babamla annemi indirip park etmek için otoparka devam ettim. Sancısı azaldığı için babamı yeşil bölgeye almışlar, bekliyordu. Zaten doktoru görmek için 1,5 saat kadar beklemesi gerekti. Röntgen, kan ve idrar tahlillerinin çıkması için de 2 saat bekleyince, hava karardı, biz hala hastane bahçesinde bekliyoruz. Benim hayattan, hizmetten ve bunların kalitesinden beklentim hala çok yüksek sanırım. Hastanelerde beni…

  • Hayata Dair

    Tekrar tekrar şükrettim

    O ilk gün azaptı, hiç beklemediğim bir anda, ayağımın üstüne basamaz olmuştum. Sağ bacağımı sürüye sürüye havaalanında bir kapıdan diğerine yürümek, saatlerce uçağın kalkmasını beklemek, uçaktan inince otobüse, otobüsten dış hatlar kapısına, pasaport kuyruğuna, ordan otoparka yürümek. Üstelik etrafında insanlar sel gibi akarken, bunların hepsini hiç alışık olmadığın bir ağır çekimde yapmak zorunda kalmak. Daha da fenası, bunca ağrı ve yorgunlukla döndüğün memleketinde yaya geçidindeyken üstüne araba süren adamlarla didişmek… Önce, arabayı kullanabilecek miyim diye şüpheyle direksiyona geçmek, sonra ağrının artmadığını farkedip rahatlamak, eve dönüp yatağa yattığında, bu ağrıyla ben nasıl uyuyacağım diye düşünmek; ama bu ağrıyla da o yorgunlukla da bir şekilde uyumak işte. Ayakta durunca bacaklarından inen acı,…

  • Hayata Dair

    huysuz ve mutsuz

    Cümleler akıp gidiyor. İçimi kemiren bir his – beklemek – endişelenmek – hatta korkmak… “Hayat hepimizden daha akıllı.” Azra Kohen’in cümlesi düşüyor aklıma. Ben bir çok şeyi anladım, içimde biriken çokça korkudan arındım, hatta çok daha pozitif bir insan oldum derken, parmaklarını şıklatıp önüme yeni bir oyun bıraktı işte hayat. Bir de bu oyunda dene bakalım kendini, yine cesur ve sakin durabilecek misin? der gibi… Ama ben duramadım. Hayatın bu penceresinde almam gereken yeni bir ders varmış, öğrendim. Sağlık konusunda ne çok endişem olduğunu, bu yüzden çok zor güvendiğimi, güvensizliğimin beni tedirgin ve mutsuz bir hale soktuğunu anladım. Ailem konusunda ne kadar hassas olduğumu ve onları iyi görmek için çırpındığımı…

  • Hayata Dair

    iyileşmek

    Ne zaman anlarsın iyileştiğini? Ben iştahım açılıp, başımın ağrısı azalıp, kendimi ayakta fıldır fıldır gezinirken anladım. Hala burnum tıkanıyor ya da boğazım kuruyup acıyor geceleri; ama iyiyim ben, biliyorum. Bir haftadır ilk kez doğru düzgün kahvaltı edebildim, ilk kez peynir yedim mesela, ilk kez Türk kahvesi içtim. Açık havada yine sıkı sıkı sarındım, ufacık bir anda yine üşüdüm, genzimdeki akıntı durmadı; ama olsun, şükür olsun ki iyiyim artık ben. Yaşasın!

  • Hayata Dair

    Hastalık psikolojisi

    Bir an geliyor, kabus gibi, sinirlerin bozuluyor artık bu burun tıkanıklı, geniz akıntılı, ağız içi aftlı, acılı, yanmalı, batmalı halden. Nefes almak ve yutkunmak bile zorken, burnundan nefes alamayınca geceleri dudakların kupkuru olup pul pul dökülürken, uyurken dilinin damağına yapışmasıyla hissettiğin acıyla defalarca uyanırken, en sevdiğin şey olan yemek yemekten mahrum kaldıkça hem açlıktan halsiz, hem de iyice keyifsiz ve huysuz bir hal alırken,  her gün daha kötü olduğunu gördükçe umutsuzluğun artarken… çok fena. Öyle böyle değil. Ne ki, ufacık bir rahatsızlık aslında; ama psikolojini bozacak kadar kötüsün… Ertesi gün, gece 1,5 saatte bir değil de 2 saatte bir kalktın diye mutlu oluyorsun, acısa da yemek yemeğe alışıyorsun, burnun biraz…

error: Content is protected !!