• Hayata Dair

    Lavender Blue

    Nicki Parrott dinliyordun, “Lavender Blue”. Mavi beyaz gökyüzü, normalden biraz daha uzun süren bir öğle arası, uzun zamandır görmediğin iki lise arkadaşı ve Eylül güneşinin ısıttığı meydana girip çıkan insanlar. Sıcak diyemeyeceğin kadar serin, kalabalık diyemeyeceğin kadar sakin, sıradan diyemeyeceğin kadar özel bir gün. İş günlerinin tam orta yerinde, haftasonuna göz kırpan bir küçük mutluluk pınarı.

  • Hayata Dair

    ufak tefek

    Ufak tefek bir kızdı. Kısacık kesilmiş saçlarını annesi iki yandan tokayla tuttururdu. Sırtında okul çantası, elinde beslenme kutusu, arnavut kaldırımlı sokağın diğer ucundaki eski okula yürürdü her sabah. İki abisi de ordan mezun olmuştu. Aslına bakarsan tüm mahallenin okuduğu tek okul da burasıydı. Bazı sabahlar, beslenme kutusunun ağırlığından yanına fazladan bir çörek koyduğunu anlayıp sevinçle annesinin boynuna sarılırdı. “Annneciiimmm….”

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Bir yol gideceksin…

    Bir yol gideceksin;kimine göre kısa,kimine göre uzunca bir yol.Yokuşların olacak,nereye gittiğini bilmediğin sapaklar da.Sert dönüşler,keskin virajlar ve rampalar…Tek bir yön, tek bir şerit olacakve koskoca bir ağ gibi saracak seni.Yoldan dönen göremeyeceksin,yolun ne kadar doğruonu da bilemeyeceksin belki.Seninle aynı yolu gidebilen kimse olmayacak.İnerken çıkmaya,çıkarken inmeye başladığın bir yol olacak belki de.Geriye baktığında çok hızlı ve karmaşık bulacaksınya da göz açıp kapatıncaya kadarkısacık,kendi halinde.Aradığın neyse karşına o çıkacak (ya da çıkmayan bir tek o kalacak).Bazen durup dinleneceksin,şöyle bir durup düşünecek.Öyle zamanlar gelecek ki,anılarla hayaller iç içe geçecek.

  • Hayata Dair

    Hikayem

    Kimbilir kaç cümlem uçup gitti, kimbilir kaçı daha doğmadan beni terketti yıllar içinde. Kaç kelimeye fazla anlam yüklerken, kaçını yüzüstü bıraktım, kaçına elimi bile sürmedim. Öylece bekledi bir kısmı, sahiplenilmeyi bekledikleri gibi. Dile gelmeyi, anlatılmayı ve en çok da yazılmayı… Bazısı çok keskin olurdu, bazısı tepki alırdı, bazısından utanırdım, bazısı aşırı kaygılıydı. Kimini günlerce tekrarladım, sırf unutmamak için. Kimine ihanet ettim, bile bile defalarca. Kimi beni benden aldı, kimi başkalarının kalbini çaldı. Kimi satır aralarında kayboldu, kimi günlüklerde silindi durdu. Kaç cümlem kurudu, eskidi, unutuldu bu şekilde. Kaç öyküm sırlara karıştı. Böyle böyle yıllar geçti de, hanidir aklıma düştü, benim asıl hikayem nerelere kayboldu?

  • Hayata Dair

    Dönüp de baksam şimdi…

    Dönüp de baksam şimdi, çok güzel bir gün hatırlarım. Eylül başı olmalı.Birşeylere rağmen en mutlu olduğum, kendimle en iyi vakit geçirebildiğim tatillerden biriydi. İlk kez gittiğim, az turistik, pek samimi, çok leziz bir şehir. Sarıyla turuncuyla harmanlanmış, insanın içini ısıtan bir hali vardı sokakların.O sabah üşüyerek uyanmıştım aslında; öğle güneşini görünce hırkadır cekettir tek tek çıkmış, yaz moduna geçmek çok iyi gelmişti.Bu kadar sakin bir meydan bulmuşken acelesiz bir kahve söylemiştim tabii, o da ne güzeldi. Özgürlükse buydu işte, kendinle kalmaksa o da buydu.İçten içe seziyordum tabii, ne olursa olacak, ne yaşanacaksa yaşanacaktı. Birşeyler değişecekti elbet. Hayat ellerimden tutmuş, “birşeyleri bırakmanın zamanı geldi”, diyordu. Ben de biliyordum aslında, anlamıştım artık.Başka…

error: Content is protected !!