• Hayata Dair

    Ev inzivasında gün #12

    Instagram’da en son paylaştığım fotoğrafa baktım; “şimdi sen bir yolculuk insanısın. Yol olmak üzeresin” diyor. Alışık olduğumuz anlamda bir yolculuk yapmanın bir süredir mümkün olmadığı, ne zaman mümkün olacağı ise belirsiz bir dönemdeyiz. Seyahat etmek bir yana, evden çıkmak bile macera aksiyon filmine dönmüş durumda. Hayatımda hiç temizlik yapmamış gibi başta ellerimi, yüzümü, giysileri, evi ve eve giren her paketi temizleme ihtiyacıyla ellerim 15 yıl yaşlandı bile. Korku, endişe, üzüntü, umut, yaşama sevinci, dua, sükunet, meditasyon, sabır, güven, panik, acı, kaygı, şükür… Ordan oraya savrulduğum, bir saatimin diğerine asla benzemediği 400+ saat. Öyle ki, sürekli birşeyler düşünsem de bir çığlığa dönüşüp kağıda dökemedim, daha çok durdum, sustum, izledim, ağladım, nefes…

  • Hayata Dair

    Ev inzivasında gün #11

    Kendimi ev inzivasına aldığım 11. gün. Hastane, eczane ve markete gitmek için çıktığım zamanları saymazsak hep evdeydim. Bu sabah da diğer sabahlarda yaptığım gibi, gözümü açar açmaz kendime ilk sorduğum, nasılsın, oldu. Nasılsın Nilly diyerek uyanmayı adet edindim. Nasıl hissediyorum? Boğazımda batma var mı? Herhangi bir halsizlik? Bu salgının belki de en iyi etkisi bu oldu, kendimi dinlemeyi hatırladım. Hepimizin her sabah uyandığında yapması gereken bir şey belki de; derin bir nefes, bu nefese şükretmek, şöyle bir gerinip tüm vücudunu hissetmek ve kendini biraz dinleyip gününü ona göre yaşamak. Normal iş günleri bunu pek yapamıyoruz tabii; ama kırıklık hissediyorsak biraz vücudumuzu dinlendirsek, ona iyi gelecek şekilde beslensek, daha fazla uyusak…

  • Hayata Dair

    Ev inzivasında ilk 10 gün

    12 Mart 2020 Ev inzivasında gün #1 Corona şüphesi korkusu paniği rahatlığı bir arada. Önceki akşam Bakan’ın açıklamalarından sonra dün ofiste tuvaletler sürekli dolu, herkes yarım saatte bir elini yıkar oldu. Birşey değil, sosyal mesafe diye birşey yok, tuvalet hep kalabalık ve lavobodan sıçrayan sularla her yan sırılsıklam. Bir yanda böyle bir panik havası, diğer yandan aksırıp tıksırıp öksüren genç bir grup, ofisin içinde konuyla dalga geçmeyi sürdürüyor. Zaten dip dibe oturduğumuz açık ofisin devasa zindanında ağzını burnunu kapamadan öksürüp duran, “keşke evde kalsaydın” dediğimizde dün evdeydim, bugün daha iyiyim, diyerek geçiştiren arkadaşlar. Sinirden kudurdum gün boyu. Bir tarafta alarma geçmiş bir grup, bir tarafta şuursuzluk örneği dalgacılar ordusu. Bir…

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    “Hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir” yazıyor defterimde. Ben de bu hafta sonu için sayısız plan yaptım, hatta bu planların hepsini yapmaya kalksam iki hafta yıllık izin almam gerekebilirdi işyerinden. Onca şey arasında, hayat giriveriyor araya. Biz de acile gittik, sıradan bir Cumartesi günü. Saat dörde geliyordu herhalde hastaneye vardığımızda. Acil kapısında babamla annemi indirip park etmek için otoparka devam ettim. Sancısı azaldığı için babamı yeşil bölgeye almışlar, bekliyordu. Zaten doktoru görmek için 1,5 saat kadar beklemesi gerekti. Röntgen, kan ve idrar tahlillerinin çıkması için de 2 saat bekleyince, hava karardı, biz hala hastane bahçesinde bekliyoruz. Benim hayattan, hizmetten ve bunların kalitesinden beklentim hala çok yüksek sanırım. Hastanelerde beni…

  • Hayata Dair

    Nicki Parrott dinliyordun, “Lavender Blue”. Mavi beyaz gökyüzü, normalden biraz daha uzun süren bir öğle arası, uzun zamandır görmediğin iki lise arkadaşı ve Eylül güneşinin ısıttığı meydana girip çıkan insanlar. Sıcak diyemeyeceğin kadar serin, kalabalık diyemeyeceğin kadar sakin, sıradan diyemeyeceğin kadar özel bir gün. İş günlerinin tam orta yerinde, haftasonuna göz kırpan bir küçük mutluluk pınarı.

error: Content is protected !!