Browsed by
Category: Hayata Dair

Yarım ay hüznü

Yarım ay hüznü

göğe sinmiş bir keder perdesi. acıların sis duvarı. mum ışığında tek bir gölge o da benimki.   bir sır vermemi ister misin… ne sıcak ne de soğuk, olabildiğince serin bir Eylül akşamında güzel enerjilerle gidip kırık kanatlarla döndüm yuvaya.     koskoca ömürler tüketilip geçiyor be dostum gidiyor, bitiyor yani göz göre göre. içim sıkışıyor benim de yarımayın ışığına bakıp kırmızı mumlar yakıyorum bu gece.   … devamı belki başka sefere belki de gizli kapaklı defterlerin içinde…

Share
Bir an’dan başka bir an’a  

Bir an’dan başka bir an’a  

– Küçük kıza, sevgilerimle –  Bilirsin işte aşk’tır o. Hiç beklemediğin bir anda hem de huzurla çalar kapını. Başını yasladığın bir omuz kadar yakındır ve aslında o kadar yakında tutacağın bir omuz en kıymetlisidir bu hayatın. Bu hayat dediğin de nedir ki zaten, senin kısacık birkaç an’ın, bildiğin ya da okuduğun bir tarih ve seni hatırlayan insanların hatıraları kadar. Belki de çok daha fazlası var bu hayatta. Senden öncesinin de kokusu sinmiş gibi üzerine, attığın adımlarda o suların izleri, kurduğun…

Read More Read More

Share
Mahitab Abla

Mahitab Abla

* Mahitab Abla 72. yaşgününü geçen ay kutladı. Ensesinde kesilmiş gri beyaz saçları, sırtında son 10 senedir taşıdığı hafif kamburu ile yürüyor. Gençliğinden beri Cumhuriyet gazetesi okur. Eşi Ziya Bey öldükten sonra da her sabah bir Cumhuriyet, bir de fırından taze ekmek almaya devam etti. Sofra kurmayı çok sever Mahitab Abla. Sekiz yıldır yalnız başına yaşıyor ve kapısı ekseri bayram öncesi ya da ertesi çalınıyor olsa da kendine de güzel sofralar kurmayı sürdürür. Sabah kahvaltısı en sevdiği öğündür. Bol yeşillik…

Read More Read More

Share
dreaming

dreaming

  * Dreaming, kid I’m dreaming all day and night shapes and sounds whispers of imaginary creatures under the bridges of Paris I wait for thee. *

Share
sonbahar & yazmak

sonbahar & yazmak

* Şehir o kadar boşalmış ki, bugün yürüyerek karşıdan karşıya geçen bir güvercin gördüm. * Sonbaharın geldiğini nasıl anlarsın… Kuruyan yapraklar, yerlerde kuru dallar, her zamankinden daha çok esmeye başlayan rüzgar ve durup dururken bulutlanan bir hava. Okulların açılacak olması, Ağustos’un kısalan günleri, erken batan güneşle erken kararan günler. Yaprak dökmeyi sen de istiyorsun asıl. Hissediyorsun her nefes alıp verişinde. Kafandan atmak istediğin düşünceler. Bitirilmeyi bekleyen bekleyişler. Bir kedinin tentenin üstündeki yürüyüşü gibi dengede, bir sonraki hamlesini düşünmeksizzin kendinden emin….

Read More Read More

Share
Chanson

Chanson

  Bir şanson dinliyorum şimdi sözlerini anlamadığım bir şarkı daha. Bir dize daha kafiyesini bulamadığım Ne olursa olsun yazmak herşeye rağmen yaşamak gerek değil mi? Bir şanson daha çal o zaman bir satır daha karala. Varsın okuyan olmasın kimse dönüp bakmasın yazdıklarına beğenmesinler de fena mı herkes profilinde kalplerle beğeni toplarken sen kendi kozanda kuruçiçekler kurutursun defter arasında. * Benim gibi bu dilleri hiç dilmeden İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Yunanca ve hatta Portekizce müzik dinlemekten bu kadar mutlu olan biri daha…

Read More Read More

Share
drifters of this world

drifters of this world

Ben tam sahilde bir banka oturmuşken, elini hafifçe kaldırıp bana bakarak “iyi bayramlar” dileyen kadın sanki yalnızlığımı paylaşır gibi. Tempolu adımlarla önümden geçip yürüyüşüne devam ederken düşüncelere dalıyorum. Sanki bayramın ilk gününde sabahın erken saatlerinde burada karşılaşmamızda bir anlam bulduk. Yalnızlığımızı kabullenip saygı duyduk bir an. Bir küçük termos çayım var. Beyaz çay hem de. Sabah demledim. Denizin katlanıp dökülmesini izliyorum rüzgarda. Boynuma şalımı sarıyorum, enseme doğru esiyor poyraz; ama kollarıma güneş vuruyor. Isındım. İçim ısındı bu güne. Düşündükçe yorulduğum…

Read More Read More

Share
Boş konuşmak neden yasaklanmalı?

Boş konuşmak neden yasaklanmalı?

Boş konuşmayı yasaklamak için sayısız neden arasından hangisini seçsem, hangisini… O piti piti… Boş konuşan o kadar boş konuşur ki ne zaman susacağını bilemez. Bu da kafanızın ütülenmesine sebep olur ki o ütülenmiş kafadan size hiç hayır gelmez, ben size söyliyim. Ütülenmiş kafa demişken bunun anlamı, en azından geçici bir süre hizmet veremez hale gelecek olmasıdır. Lütfen unutmayın. Boş konuşanın dediği zırvaları kazara da olsa dinlemeye başlarsanız 5 dakkaya kalmaz, beyne giden atar damarlardan birkaç tanesi çatlar, elinizde kalır, benden…

Read More Read More

Share
Bulmaca

Bulmaca

(Bulmaca – 1) Soru: Kafasına göre yorum yapıp bu yorumu gerçek sanana ne denir? Yanıt: Ahmak. Soru: O ahmakla yolu kesişen adama ne denir? Yanıt: Yazık! * (Bulmaca – 2) Soru: Çocukların her şeyine bravo harikasın diye tepki vermenin sonu neden hüsran olur? Yanıt:Çünkü bu çocuklar kocaman kadın erkek olunca da her abuk subuk hareketlerine alkış bekler, bulamayınca da küserler. *

Share
Stresssss

Stresssss

Bana soldan soldan geliyorlar. Boynumun ağrısı yetmezmiş gibi bir de kolum ağrımaya başladı ve parmaklarım uyuştu. Stres diyorlar. İş yükü diyorlar. Ben iş yükünü hiçbir zaman yük bilmedim ki. Bana mısın demedi yani. E yaş ilerliyor, diyorlar. Çüş! İlerliyor da kocamadık herhalde, diyorum. İş yükünden öte, insanların tavrı benim stres kaynağım. Zehirli kimyasal gibi. Girdiği bir delikten en derinlere ilerleyip ölüm saçıyor adeta. Buruş buruş ediyor yüzümü, gerginliğimi katlıyor, sinirden kıvranıyorum. Normalde de insanları darlayan içime sızan kötülüğü başkalarına yansıtan…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!