• Hayata Dair

    Ufak tefek bir kızdı. Kısacık kesilmiş saçlarını annesi iki yandan tokayla tuttururdu. Sırtında okul çantası, elinde beslenme kutusu, arnavut kaldırımlı sokağın diğer ucundaki eski okula yürürdü her sabah. İki abisi de ordan mezun olmuştu. Aslına bakarsan tüm mahallenin okuduğu tek okul da burasıydı. Bazı sabahlar, beslenme kutusunun ağırlığından yanına fazladan bir çörek koyduğunu anlayıp sevinçle annesinin boynuna sarılırdı. “Annneciiimmm….”

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Mum ışığında

    Tek bir nefes alışla başlıyor hikayen, tek bir solukta geçiyor gibi bazen. Akşamüzeri, gün batmadan, bir mum yakıyorsun camın önünde. Yıldızlar çıkana kadar ışık olsun sana diye. O ışığa ihtiyacın var. O ışık, yol arkadaşın, hatta deniz fenerin, güvendiğin liman ve henüz görmediğin bir kıta senin için. Birazdan ay görünecek; bulutlar önünü kapamazsa odandan seyredebileceksin. İncecik bir hilal olacak, dolunaydan sonraki en zarif hali ayın. Dolunayı daha çok seversin gerçi sen; gökte şişip duran kocaman bir balona döndüğünde, sevinçten haykırdığın olur. Sabahın zifiri karanlığında işe giderken el sallamaya başlarsın, “günaydın Dolunay, günaydın sana da…” Kırmızı mumun cama vuran sarı beyaz ışığında hangisi gerçek, hangisi yansıma emin olamıyorsun bir an. Başka…

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Bir yol gideceksin;kimine göre kısa,kimine göre uzunca bir yol.Yokuşların olacak,nereye gittiğini bilmediğin sapaklar da.Sert dönüşler,keskin virajlar ve rampalar…Tek bir yön, tek bir şerit olacakve koskoca bir ağ gibi saracak seni.Yoldan dönen göremeyeceksin,yolun ne kadar doğruonu da bilemeyeceksin belki.Seninle aynı yolu gidebilen kimse olmayacak.İnerken çıkmaya,çıkarken inmeye başladığın bir yol olacak belki de.Geriye baktığında çok hızlı ve karmaşık bulacaksınya da göz açıp kapatıncaya kadarkısacık,kendi halinde.Aradığın neyse karşına o çıkacak (ya da çıkmayan bir tek o kalacak).Bazen durup dinleneceksin,şöyle bir durup düşünecek.Öyle zamanlar gelecek ki,anılarla hayaller iç içe geçecek.

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Hikayem

    Kimbilir kaç cümlem uçup gitti, kimbilir kaçı daha doğmadan beni terketti yıllar içinde. Kaç kelimeye fazla anlam yüklerken, kaçını yüzüstü bıraktım, kaçına elimi bile sürmedim. Öylece bekledi bir kısmı, sahiplenilmeyi bekledikleri gibi. Dile gelmeyi, anlatılmayı ve en çok da yazılmayı… Bazısı çok keskin olurdu, bazısı tepki alırdı, bazısından utanırdım, bazısı aşırı kaygılıydı. Kimini günlerce tekrarladım, sırf unutmamak için. Kimine ihanet ettim, bile bile defalarca. Kimi beni benden aldı, kimi başkalarının kalbini çaldı. Kimi satır aralarında kayboldu, kimi günlüklerde silindi durdu. Kaç cümlem kurudu, eskidi, unutuldu bu şekilde. Kaç öyküm sırlara karıştı. Böyle böyle yıllar geçti de, hanidir aklıma düştü, benim asıl hikayem nerelere kayboldu?

  • Hayata Dair,  Yeni Yayınlananlar

    Uykulu gözlerle…

    Uykulu gözlerle kalktım yataktan, sana sarı laleler aldım Balık Pazarı’ndan… diye mırıldanarak uyandım. Dün ya da önceki gün dinlediğim bir şarkı değil, ne tuhaf. Ne çağrışım yaptı acaba rüyalar dünyasında? Ejderhalarla periler, uçan balonlarla cüceler… Kaşlarımı çatmışım yine, kimbilir neye kızdım. Bir yandan da söyleniyorum, anlatıyorum da anlatıyorum, isyan bayrağı çekilmiş bir kere, durmuyor çenem. Yeşil önlüklü bir doktor var, hayırdır inşallah, ama ressam ve arkeolog aynı zamanda. Onunla yanyana dönüyoruz otobüste. Nerden kalktı otobüs, dersen, inan anlatması zor. Aslında biz Kenya semalarına yaklaşırken kendimi bir ufak teknede buldum, dalgalar, dalgalar… Bir an sanki Venedik’i anımsattı; ama baktım ki Bodrum iskelesindeyiz, yani Bodrum iskelesi diye bir şey yazmıyor haliyle ama…

error: Content is protected !!