Cosmoturk'ten,  Hayata Dair

Siyah Beyaz Bir Sahne

Eski Türk filmleriyle büyümüş nesiller için hayat da ölüm de filmdeki gibi trajik, hüzünlü, komik ve dokunaklıdır. Çoğu zaman siyah beyazdır, bazen karıncalı gösterir. Geçip gider zaman, kasaba gençleri, şehir beyefendileri, köylü kızlar gelip geçer beyaz perdeden.

Durup dururken bir sahne gelir gözünün önüne. Acı bir aşk hikâyesine eşlik eder gibi, siyah beyaz bir Türk filminde yaşlı gözlerle profilden bize bakan o kadın. Ne kadar sahte görünse de bir o kadar bizden bir sahne işte. Bir diğer sahnede de kendini yatağa atıp hıçkırıklara boğulacak -hep o çocuk yüzünden. (Ne büyük bir sevda!) Kapıyı çalıp içeri giren annesine hiçbir şeyciği olmadığını söyleyecek esmer güzeli. Gözlerini silip burnunu çekecek bir iki kere. “İyiyim ben”, diyecek, “fevkalade iyiyim anneciğim”.

Sonraki akşam bir partide o çocuğu o mini etekli apartman topuklu kızla konuşurken görecek. Elinde kadehi bakakalacak çocukla kız fısıldaşıp gülüşürlerken. Ama bu kez gözyaşlarına hakim olacak esmer dilber. Çocuk, fettan hatunun hafifçe beline dokunup beraber balkona yürüdüklerinde ise arkasını dönüp koşa koşa çıkacak malikâneden.

Ardından kim bilir daha neler neler olacak… Ama filmin sonlarına doğru kaderin bu iki genci tekrar bir araya getireceğini ve bu bir araya gelişte onları büyük bir sürprizin beklediğini hepimiz bileceğiz. Yine de derin iç çekişlerle sonuna kadar merakla izlemeye devam edeceğiz filmi.

Belki de o filmi sıkça yaşadığımız için, bir de dışardan bakmaya çalışacağız olanlara. Film karelerinde kimi zaman komik kimi zaman saçma bulsak bile içten içe yakın bulduğumuzdan belki bütün bunları. Eski Türk filmleri gibi gelip geçerken hayat…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!