Hayata Dair

Kavuşma ve ayrılık

Kavuşma ve ayrılık. İkisinde de güçlü, çok derin hislerle beni kavrayan bir şey var. “İyi ki”, diyerek geldiğim bu yerden “görüşmek üzere, iyi geceler” diyerek ayrılacağım. Arılar ve kuşlar, karıncalar ve sinekler çok mutlu burada. Hanımeli ve borazan çiçeği de, en az benim mutlu olduğum kadar mutlular. Denizin şıpırtısı, rüzgârın uğultusu, bülbülün kendinden emin sesi,… Read More Kavuşma ve ayrılık

Share
Gönül İşleri, Hayata Dair

Unutmak neye benzer?

Unutmak değil belki bu; ama adım adım yaklaşıyorum Gönül. Merak etme, dert eyleme kendine, her şey güzel olacak. Bak işte, bir gün daha geçti. Bir nefes bin nefes oldu. Baksana, hâlâ da atıyor yürek; demek öyle kolay değil durmak. Umudumuz oldukça yaşayacağız elbet. Evet, umutsuz da yaşanır; ama umutla daha güzel yaşarız. Önce beklemeyi öğreneceğiz… Read More Unutmak neye benzer?

Share
Hayata Dair

Yeteeer!

Kırgın, üzgün ve kızgınım. Belki birçok şey daha hissediyorum; ama hislerimden de yoruldum bu sabah. İnsanlardan, gürültülü kalabalıktan, korna sesinden, salgında araba kullanmayı ve çevresini de düşünmeyi hepten unutan trafik canavarlarından, ufacık bir doğa parçası görmek için mutlaka “yol gitmek” zorunda olmaktan, nefes alınamaz bir havayı solumaktan, sesimizi duymayan siyasetçilerden, daha çok para kazanmak için… Read More Yeteeer!

Share
Hayata Dair

Soru sormanın güzelliği üzerine

Her birimizin diğeriyle eş, bir o kadar da farklı olduğuna inananlardanım. Bu yüzden de hepimize birden iyi gelebilecek tek bir reçete olmadığını; ama en temel ihtiyaçlarımızın çok benzeştiğini ve hayatta anlamı nerede buluyorsak o anlamın bizi iyileştirebilecek bir şifre gizlediğini düşünüyorum. Büyük laflar etmeyi sevmez, genel geçer sözlerle evrenin gizemini çözdüğümü iddia edemem. Yine de… Read More Soru sormanın güzelliği üzerine

Share
Hayata Dair

Luca’ya mektup

Bir alev miydim ben,koskoca bir özlem mi yoksa…Varla yok arası bir yerdeüç nokta, bir boşluk gibi. Issız bir otobüs terminalinderengi solmuş tütün kolonyası belki.Üzerime sigara dumanı sinmişçesinekendinden kaçan bir ayak sesi koridorda. Savunmasız mı, korkusuz muydum ben…Katlanıp balkona istiflenen günlük gazete veaylık edebiyat dergileri gibi. Söylemeyi ertelediği sırlarınıherhangi bir kimseye değil amahiç tanımadığı bir yabancıya… Read More Luca’ya mektup

Share