Hayata Dair

Bir Serzeniş

Hayatta bir yol ayrımına geldiğini fark ettiğin an, bekle ve bir an için düşün. Hayatta seçtiğin yol, ne dersen de, senin tercihin. Çevresel etkenler, engeller, hatalar, duygular, sorumluluklar… İyi de, seçimlerini yaşayan sensin sonuçta -ömründe tek bir an için bile olsa. Bahaneden bol bir şey yok ayrı; ama ne pahasına olursa olsun dağları aşan da… Read More Bir Serzeniş

Share
Gönül İşleri, Hayata Dair

Özlemek

Özlemek… Neyi dersen… Ne çok şey var aslında bir sevgide özlenen. El ele tutuşmak mesela. Sarılmak. Şakalaşmak. Susmak. Konuşmak. Küsmek. Küsüp kızıp gitmek. Gitse de orda kalmak. Kızmaksa da azıcık kızmak, çok az. Ya da ne biliyim, kızdığında bile pek tatlı olabilmek. Nefesini hissetmek. Soluk alışını özlemek. Göğsünde yatmak. Saçını, alnını okşayarak uykuya dalmasını izlemek.… Read More Özlemek

Share
Hayata Dair, Seyahat

Paris’e kısa bir veda

Paris’ten ayrılmaya bir günden az kaldı. Bunu fark etmek bile hafif melankolik yapabilir insanı. Ama henüz erken. Dönüşü düşünmemeye çalışarak Lüksemburg Bahçeleri’nden Saint Michel ve Saint Germain yönünde yürüyorum. Bir yandan da akşam yemeği için alternatifler düşünüyorum. Thai, İtalyan derken, bu akşam da Japon mutfağına göz kırpıyorum…  Akşam yemeği, mahallenin teppenyaki restoranı Inagiku’da (http://www.restaurant-inagiku.fr).  Hem… Read More Paris’e kısa bir veda

Share
Hayata Dair, Seyahat

Montmarte ve Lüksemburg Bahçeleri

Paris’te bir sabaha daha uyanmak… Ne güzel, ne büyük şans. Bu şehirde aşk var, bu şehirde büyülü bir hava var, kesinlikle.  Gözlerimi açtığımda pencereden sızan güneş ışığıyla gülümsüyorum. Beyaz mor küçük kasımpatılar ve mini mini gonca sarı güllerden oluşan buketimi içime sokar gibi derin derin kokluyor, bozulmasınlar diye hemen suya koyuyorum. Rokfor peynir, domates, croissant… Read More Montmarte ve Lüksemburg Bahçeleri

Share
Hayata Dair, Seyahat

Bonjour Paris

Bonjour Paris. Bonjour güzel gün. Sabah kalkınca pencerenin önünde durup perdeleri iki yana açtım ve avluya baktım. Avluya bakan camlardan çoğu kapalı, açık olan birinden hafif bir müzik geliyor ve esmer bir genç kahvesini yudumluyor. Sabaha bir de mutfak camından bakayım dedim, camın önündeki saksılara, saksılarda kaktüslere, hemen camın önünde duran siyah sandalyeye, sandalyenin oturma… Read More Bonjour Paris

Share