Hayata Dair,  Şehr-i İstanbul

Haftasonu keşfi: Babil Mekan

Her ne kadar düzenli ve planlı biri olsam da, her zaman aynı şeyi yapmayı seven biri de değilim. Hatta planların değişmesinden ve yerine yeni birşey gelmesinden de büyük keyif alıyorum. Sürprizleri ne kadar sevdiğimi zaten hiç söylemeyeceğim – ki kendime notlar yazarak çiçek göndermişliğim de vardır, uzakta bir tarihe bir uçak bileti alıp tarih yaklaşınca şaşırmışlığım da.

Cumartesi sabahı da en pratik planı yapmış, Caddebostan’a gidip biraz yürümeye, sonra Cafe Nero’da birşeyler içip kitap okumaya, eve dönerken kendime çiçek ve ekşi mayalı ekmek almaya karar vermiştim. Ya da öyle sanıyordum… Önce daha yakın başka bir yer seçtim, sonra deli misin kızım, AVM’ye mi gideceksin, hava güneşli, sen deniz görmek istemiyor musun, dedim, rahat ve sakin bir yer olsun istedim, bir yandan navigasyon’dan kaç dakika sürer diye bakarken arabayı Kavacık’a doğru sürerken buldum kendimi. Anadolu Hisarı’ndan inip Çengelköy’e geldim. Geçen hafta önünden geçerken çok beğendiğim kitapçıya ya da cafe’ye gitmek üzere hem de.

Yuppi! Hiç aklımda olmayan bir plan ve ilk kez gideceğim bir mekan.

Babil Mekan çok cici bir kitapçı, aynı zamanda da cafe. Ben içeri girip ne var ne yok diye şaşkın şakın ve çocuk sevinciyle bakınırken arkamdan iki kişi daha geldi, poçayla çay söylediler ve sohbete başladılar. Ben de pastel tonlardaki yastıkların arasında güzel bir köşe seçip kitaplara bakmaya başladım. Çocuk kitaplarına karşı zaten bir süredir devam eden bir tutkum vardı; burda da cennete düşmüş gibi oldum. Kitaplar da beni benden aldı. Raflardan birinde turuncu saçlı, çocukluğumun Pippi Uzunçorap’ını da görünce gülmeye başladım. Burası tam benlikti, yaşasın!

Bir latte söyledim, kulaklarımda Frank Sinatra şarkıları eşliğinde kitabımı okumaya başladım. Bitirmeme 100 sayfa falan kalmıştı zaten, çok hoş kırmızı bir fincanda gelen latte’den sonra bir demlik de yeşil çay söyleyip kah notlar alıp kah kitaba dönerek zamanın nasıl geçtiğini anlamadım bile. Benden sonra ders çalışmak için gelen iki öğrenci de oldu, test kitaplarını çıkarırken onların yerinde olmayı hiç özlemediğimi farkettim. Bu şirin mekanda ders çalışabilir miydim, bilmiyorum. Herhalde kitabı defteri bir kenara bırakıp bir çocuk romanı okumamak için kendimi zor tutardım.

Babil Mekan’la tanışıklığım işte böyle başladı. İçimden bir ses bundan sonra aralıklarla geleceğimi ve birşeyler içerken büyük bir keyifle kitap bakacağımı ya da okuyacağımı söylüyor. Hatta bir gün ben de böyle bir mekan açabilsem, nasıl mutlu olurum…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Haftasonu keşfi: Babil Mekan, 10.0 out of 10 based on 1 rating
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!