Hayata Dair,  Şehr-i İstanbul,  Yeni Yayınlananlar

Büyükada’dan sevgilerle

Hava bulutlu bu gün.

Dünkü gibi güneşli, ışıl ışıl olmasını bekliyordum; ama olsun.

Çok soğuk değil.

Ada‘ya gidiyorum.

Yandan çarklı ada vapuruyla değil ama motora atladığım gibi Bostancı’dan hareketle ver elini Heybeli ver elini Büyükada.

Çay – sahlep ve şimdi sıktım taze taze portakal suyu, diye seslenen amca geliyor. Elindeki tepside canlı kırmızı çay bardakları… Sohbet seslerine şıngır şıngır şeker karıştıran kaşıklar ve ortalarda koşuşturan küçük erkek çocukları karışıyor. Bozuk para sesleri, ceplerden çıkarırken ve sayarken çıkan şıkırtılar…Birbirini görünce selamlaşan tanıdıklar, arada yükselen “tost var, çay, sahlep” sesleri.. Belki de 30 senedir bu seferde geziyor. Kimbilir kaç bin tost siparişi almış, kaç kilo çay servis etmiştir…

Heybeliada‘da durduk, yolcu alıp yolcu bıraktık. Yine eliyle başıyla selam verenler, günaydın nasılsınız diyenler… ne güzel, ne güzel…

Bugün bir görev gibi değil, sadece sakinlikle yaşamayı, durmayı, dinlemeyi, yazmayı ve okumayı seçiyorum. Zamanı yavaşlatan birşey var sanki burada. Adımlarımı, kalp atışlarımı, nefesimi, beynimin içini kemiren düşünce kalıplarını ağırlaştıran, hafifleten bir hali var adeta.

Ada… Hep sevdiğim, hep özlemle geldiğim ve belki de bir gün kaçıp yerleşmeyi düşünebileceğim bir Ada. Tüm bağlarından, kara parçalarından uzak, denizin ortasında tek başına, özgürce ve gururla duran bir sanat eseri gibi…

150 yıllık Merkez Eczanesi’nden – ne muhteşem güzellikte bir dükkandır – balık yağı alıp sohbet etmek,

Ihlamur ağacına konan bir kargaya,

Kanarya sokakta bekleyen kedilere,

Kilisenin önünden geçerek sağa dönen faytonlara,

Bisiklete binmeyeli yıllar olan genç kızın pedalları çevirirken nefes nefes kalmasına,

Sahilde damla sakızlı bir Türk kahvesini afiyetle içmeye,

Gençliğime döndüren defterler, kalemler ve edebi yazılara dalarak… Seviyorum.

Arkasından martıları sürükleyerek denizi yarıp giden bir vapur gibi ayrıldım.

Köpük köpük oldum, tüm sesleri, uzun zamandır yakından bakmadığım insanları, teyzeleri, amcaları, dedeleri, çocukları ve kardeşleri yakından gördüm, duydum.

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!