Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

Gün, Güneş, Gerçek

Güneş vişneçürüğü bir top gibi battı az önce. Önümüzde nazikçe eğilip, “iyi akşamlar bayanlar” diye selamladı bizi ve gitti. Onunla birlikte bugün de gitti.

Sabahın yedisinde başlayan araba yolculuğumuz, Mecidiye’nin serin sularında yüzerken hissettiğim doludizgin özgürlük, pırıl pırıl berrak sularda turkuaz mavisinde yitme isteği, kumlarda yürürken aklımdan geçenler, Erikli sahili ve Orman Kampı’na giden patika yol, mangalda tavuk kanadı, bir çay olsa da içsek dedirten rüzgâr, yine çoğu insanı buz kesen oysa soğuğu algılamayan yangınımda bana çok iyi gelen deniz… 

Güneşle birlikte ben de gittim. Yanaklarım güneşten kızarmış, kulaklarım uğulduyor, duyduğum sesler ne yazık ki denizin sesi kadar duru değil, karmakarışık sözler ve isyanlarla başım ağrıyor.

Gök, kızıl turuncu ateş renginde dalga dalga boyandı sanki. Biz de onunla birlikte yeni renkler aradık kendimize. Biraz açıldık, biraz daha yaklaştık ufka. Sonra baktık, karadan çok uzaklaşmışız; geri dönelim dedik, o da olmadı. Denizin ortasında bir kendimize bir ufka bakarak kararsızlıklarımıza gömüldük.

Bir rüya olsun istedim, kötü bir rüya olsun ki uyandığımda hepsine gülüp geçebileyim. Oysa rüya da gerçek de birmiş. Hissettiğim gerçek, gerçeğim sahteymiş.

Bir an dönüp geriye bakınca hepsi o kadar boş gözüktü ki bana, bir kara delik gibi beni içine çeken ama sonra bir masal canavarı gibi beni içinden çekip çıkaran ve boşluğa bırakan… İleriye gitmekten bizi alıkoyan ne diye sordum kendi kendime. Bizi ufka bakmaktan alıkoyan ne… Hiçbir mantıklı açıklama bulamadım.

Dalga dalga ateş renginde ve içimde sönmeyen yangınla baş başa kaldım yine.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!