Yeni Yayınlananlar

Dingo’nun Ahırı

İnsanın tepesi atıyor bazen, öyle böyle değil düpedüz deliye döndüğü oluyor. Hayat bu, esince esiyor, dellenince delleniyor.

Açık ofis diye bir illete tutunmuşuz, laklaktan geçilmeyen şirketlere bir de açık ofis getirmişiz. Çenesi düşüklerin ceremesini kıçının üstüne oturup da çalışmaya çalışan zavallılara çektirmişiz.

Güya kimsenin odası yokmuş ama maşallah her üst düzey yöneticinin yeri belliymiş. Hani öyle herkesin odalara ve masalara rezervasyon yapabileceği bir sistem de getirmemişiz. O kadar şeffaflık ve demokrasi bize zor gelirmiş.

Neymiş o, açık ofis diye endüstriyel görünümlü kat planları çizmişiz. Tavanlarda borular, yerlerde halı yok, gürültünün bir o kadar daha artacağını her nasılsa tahmin edememişiz.

Sistem kural bilmeyen insanlara sen açık ofiste takıl demişiz, call’un olursa bir oda bulursun. Odalar tutulur bırakılmazmış, toplantı odaları için rezervasyon sistemi görünürde var ama çalışmazmış. Hani gidermişsiniz odaya bazen, oda sizin adınıza ayrılmış olur, kapıda isminiz de otomatik yazarmış; ama içeri girersiniz bambaşka insanlar, bambaşka toplantı konusu. Ne o, sistem bozulmuş. Ne o insanlara doğru düzgün alan vermediğinizde onlar da bulduklarını Dingo’nun ahırı gibi kullanırmış. Ne o, toplantı saatini yanlış girmişler de, ay pardon başka bir toplantı olduğunu bilmiyorlarmış da.

Bir mutfak yaparmışsınız mesela, maksat insanlar çayını kahvesini alsın biraz dinlensin. İçerde bir şamata bir parti başlarmış ki, dışarıda çalışamazsın. Liposuction mı konuşulmazmış o taburelerin üstüne tüneyip, sanki sesleri dışarı çıkmıyormuşçasına çığlık çığlığa kahkahalar mı atılmazmış, şuursuzca videolar izlenip hoparlörden eski sevgili muhabbetleri mi yapılmazmış…

İnsanın tepesi atıyor bazen, durup dururken burnundan soluyor. Ahırlar ve açık ofisler, benim için hiçbir farkı yok. Hele canım ülkemde ahırda durmayı tercih ederim. Zaten dillerini de bilmiyorum, sohbetlerini anlayamam. En azından bir süre sonra alışırım atların kişnemesine.

İngiltere’de değiliz ki biz çıt çıkarmadan çalışalım. Kafamızı gömüp öyle bir çalışalım ki yaprak uçsa sesinden irkilelim. Akdenizliyiz en fazla hatta daha çok Ortadoğulu. Gürül gürül konuşuruz, paldır küldür yürürüz. Böyleyiz işte. Neyimize bizim açık ofis.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!