Hayata Dair

Uykulu gözlerle…

Uykulu gözlerle kalktım yataktan, sana sarı laleler aldım Balık Pazarı’ndan… diye mırıldanarak uyandım. Dün ya da önceki gün dinlediğim bir şarkı değil, ne tuhaf. Ne çağrışım yaptı acaba rüyalar dünyasında? Ejderhalarla periler, uçan balonlarla cüceler… Kaşlarımı çatmışım yine, kimbilir neye kızdım. Bir yandan da söyleniyorum, anlatıyorum da anlatıyorum, isyan bayrağı çekilmiş bir kere, durmuyor çenem.… Read More Uykulu gözlerle…

Share
Hayata Dair

Pappare’ Bologna

Çok hareketli bir çocuk değilmişim, beni bir yere oturturlarmış, orda kendi halimde takılırmışım. Şimdiyse saatlerce yerimden kalkmadan oturabildiğim tek yer ofis sanırım.Ne kadar boş zamanım olursa olsun, gün boyu bir kafede falan oturamadım hiç. Çok imreniyorum bunu yapanlara, hatta bazen kafam atıyor da, “bıraksalar beni şuracıkta, gün boyu otursam” diyorum mesela. Ama yalan. Ben duramam… Read More Pappare’ Bologna

Share
Hayata Dair, Seyahat

Sağanak

Kısacık montla, üstelik şemsiyesiz, sağanağa yakalandığım o gün, turistliğe yediremeyip saçak altında duramamıştım. İlla görücem, gezicem diye hızlı adımlarla bir yerden diğerine giderken, sabahın o saatinde açık olan bir süpermarkete sığındım önce, sonraki durağım da burasıydı. İki şen garson ayakta, yağmurdan kaçanları cappuccino içmeye davet ediyor, kendi aralarında durmadan şakalaşıyorlardı. Pantheon’a girip çıkanları, havuzun önünde… Read More Sağanak

Share
Hayata Dair

siyah beyaz

Siyah beyaz bir resim bırakırız bazen arkamızda. Koşa koşa görmeye gittiğimiz bir dost, yabancı bir şehrin en can alıcı köşesi, yorgunluğumuzu atmak için oturduğumuz bir bank, güneşin kavurucu ateşinden korunacağımız bir ağaç altı… Ömrümüz de o siyah beyaz karelerden oluşan bir fotoğraf albümüne benzer zamanla.

Share
Hayata Dair

Tekrar tekrar şükrettim

O ilk gün azaptı, hiç beklemediğim bir anda, ayağımın üstüne basamaz olmuştum. Sağ bacağımı sürüye sürüye havaalanında bir kapıdan diğerine yürümek, saatlerce uçağın kalkmasını beklemek, uçaktan inince otobüse, otobüsten dış hatlar kapısına, pasaport kuyruğuna, ordan otoparka yürümek. Üstelik etrafında insanlar sel gibi akarken, bunların hepsini hiç alışık olmadığın bir ağır çekimde yapmak zorunda kalmak. Daha… Read More Tekrar tekrar şükrettim

Share