Hayata Dair

Uykulu gözlerle…

Uykulu gözlerle kalktım yataktan, sana sarı laleler aldım Balık Pazarı’ndan… diye mırıldanarak uyandım. Dün ya da önceki gün dinlediğim bir şarkı değil, ne tuhaf. Ne çağrışım yaptı acaba rüyalar dünyasında?

Ejderhalarla periler, uçan balonlarla cüceler… Kaşlarımı çatmışım yine, kimbilir neye kızdım. Bir yandan da söyleniyorum, anlatıyorum da anlatıyorum, isyan bayrağı çekilmiş bir kere, durmuyor çenem. Yeşil önlüklü bir doktor var, hayırdır inşallah, ama ressam ve arkeolog aynı zamanda. Onunla yanyana dönüyoruz otobüste. Nerden kalktı otobüs, dersen, inan anlatması zor. Aslında biz Kenya semalarına yaklaşırken kendimi bir ufak teknede buldum, dalgalar, dalgalar… Bir an sanki Venedik’i anımsattı; ama baktım ki Bodrum iskelesindeyiz, yani Bodrum iskelesi diye bir şey yazmıyor haliyle ama sanki herkes Bodrum’a gelmiş, restoran sahipleri de Bodrum’a gelen turistlere masa gösteriyor. Öyle bir rüya, düşün yani. Pireler berber ikenden beter. Biz doktorla konuşurken sanki onu daha önceden tanıyormuşum gibi bir hisse kapılıyorum, o kadar candan ve yakın. Bu arada neden iner inmez tekrar otobüse binip dönüşe geçiyorum, o konuda da bir fikrim yok. Bu arada şehirlerarası gideceğiz ama minibüsten hallice, eski tip otobüslerden kendisi. Ne diyordum, ben doktorun kalbine götürmek istiyorum elimi, o arada şarkılar mırıldanarak uyanıyorum.

Sabah daha 07:30 olmamış, hava karanlık. Çay suyu koyuyorum, peynir kesiyorum kendime, bir de kapya biberden. Zeytin kalmamış evde, bugün de zeytinsiz oluversin. Sipariş etmiştim gerçi ama ancak 9’dan sonra gelir. Kahvaltımı edip bilgisayarının başına oturuyorum. Yeni gün, hoşgeldin.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!