Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

Bir İlişki Kaç Parçadan Oluşur?

Baharın gelişini kutlarcasına dışarı çıkmış tüm şehir. Ben ağır adımlarla, elimde kahvem, etrafı seyrederek yürürken, diğerleri ya koşuyor ya bisiklete biniyor ya da bebek arabasını iterek sohbet ediyor yanındakiyle.

Sahil boyunca yürürken rüzgâr saçlarımı dağıtıyor, uğultusu kulaklarımda dalga dalga büyüyor ve beynimde dolanan soruları bana tekrarlıyor.

Verilen bir söz gibi tutmak gerekmez mi duyguları? Tutabilmek mümkünse tabii… Ya da gerçekten varsa o güçlü duygular.

Cevabını veremiyorum; çünkü söz konusu duygular olunca kendim dışında kimseninkine laf edemiyorum. Var mı yok mu belli değil başkalarının hisleri. Bir anda savrulup hayatımdan çıkıveren yakın dostlar ya da sevgililer gibi onlar da kendilerinden kaçıyorlar belki.

Masada oturan gruptan iki kız ayağa kalkıp uzaklaşıyor. Kalkar kalkmaz, “ne kadar düzgün çocuk, değil mi” diye fısıldıyor kız yanındakine, “evet” diye doğruluyor diğeri. Masada oturmaya devam eden çocuğa bakınca beş dakika içinde tipi dışında ne düzgünlüğünü görebilmiş olabilirler, merak ediyorum.

Artık hayatıma kendinden kaçmayan biri girsin istiyorum.

Tiz sesiyle bir kadın Starbucks kartını evde bıraktığını anlatıyor sevgilisine: “Şimdiii benim kartım evde kaldı yaa…” Diksiyonu ve ses tonuyla kadının yanında haber bülteni sunucusunu aratmayan erkek arkadaşına sabırlar dileyerek, bu sese nasıl tahammül edebildiğini anlamaya çalışıyorum.

Birlikte olmak için mi zorlanır tahammül sınırları? Haftada bir iki görüp Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde bir iki satırın hakkını vermek için mi katlanılır uyuz olunan bir şeye? Biraz fizyolojik biraz sevgi diyorsun yani. Bu işler böyle diyorsun.

Tamam, öyle olsun. Bir ilişki, kaç parçadan oluşur peki? Her parçası ayrı ayrı yaşanır ve yan yana konulup da bulmaca tamamlanmazsa bu ilişki yok mu demektir?

Ben o parçalardan sadece birkaçına gerçekten sahip olup da harika bir ilişki yaşadığını sanan yüzlerce insan tanıyorum. Onların yaşadığı yarım anların adı ilişki ama bu yaşananlar sözlüklere bile girmedi henüz, öyle mi?

Anları tokuşturup sohbeti koyulaştırdık en fazla; ama ana karakter olamadım hayatında. İyi bir dost, sırdaş, sohbet, sinema ve yol arkadaşı. Hepsi bu.

Yutkunmak gibiyim şu an. Giden gelen, olan biten her şey mutlak kabulüm. Tahammülle sıkışmış halde; geçmişe bir perde daha çekip kızmaktan vazgeçeceğim günü bekliyorum.

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!