Kitapçı dükkânında, Will’in önünde ellerini birleştirip duran Anna Scott gibiyim:
“After all… I’m just a girl, standing in front of a boy, asking him to love her.”
Boğazımda bir yumru
İçim altüst
Bedenim sıkışmış, kaskatı olmuş.
Nefes alıyorum ama belli belirsiz.
Sanıyorum ki yine dağıldı bilyeler,
yine duvara çarptım ve kanattım yüreğimi.
Bir anda uyanıyorum kâbustan;
bir tek kokun var burnumda tüten,
onun dışında her yer soğuk.
Bazı korkuları nasıl anlatırsın… Yaşamadan kolay mı…
Yaşanmışlar hep yanlışsa, kimse bu kadar dürüst durmamışsa karşında, ilgin hep çok fazla geldiyse onlara, sarıldığında ittilerse kollarını ve sen uzak durmayı öğrendiysen yıllar içinde… Uzak durarak da yaşamaya, içindekileri tutmaya, şikayet etmemeye alıştıysan hiç istemeden de olsa.
Şimdi sıfırdan öğreniyorsan sevmeyi ve bir zamanlar kan kaybından ölen yüreğin korkuyorsa zaman zaman, içi burkuluyorsa düşlerinin, “yeter ki tut elimden, herşey güzel olacak” diyebiliyorsan sadece… Sadece bunu söylerken bile gözlerin doluyorsa.
İnan, bana öyle bir niyetim yoktu, çok basit düşündüm, ilgisizlik ya da önemsemezlik değildi desen de onu kırdığını bilmek bile yaralamışsa seni. Artık sen ve o ayrı ayrı değilse çünkü ve sen de hem onun gücendiği sözlere takılı kalıyor hem de kendine güceniyorsan bunu yaşadınız diye… Ve kendini anlatmaya çalışırken sana şaşkın bakışlarla bakan sevdiğine de geçmişinin bu saçma sapan korkularını yaşatmak istemiyorsan aslında.
Nasıl anlatılır ki bunlar, diye soruyorsan kendine ve boş kağıtlara bile küsmüşsen… Yazdığın hiçbir kelime kendini ifade etmene yetmiyorsa; bu yüzden daha çok susuyor ve daha çok üzülüyorsan… Nasıl anlatabilirim ki bu titrek sesimle, tıpkı Anna gibi, sadece senin sevgini isteyen küçük bir kız olduğumu…
Korkuyorum. Zaman zaman o kadar çok korkuyorum ki nerdeyse yüreğim atmaktan vazgeçiyor. Bunun çok saçma olduğunun farkındayım. Hayat işte! diyip geçmek de mümkün; ama biz’i (hiç belli etmediğim kadar) çok önemseyen bir kızım ben olsa olsa. Yapamam.
O yüzden Anna gibi diyorum ki sana, sadece elimi tut ve güzel olsun herşey.
Ben değişmeye hazırım, hatta değişiyorum da, yenileniyorum da, öğreniyorum da.
Değiştiğim kadar aynı kalmam ürkütmesin seni, gözlerimin içine bak, yeter. Beni görürsün, beni gördüğünü biliyorum. Şaşırtabilirim; ama incitmem seni, değerlisin ve çok özelsin benim için. Birtanemsin, ötesi var mı.
Yağmurluyum bugünlerde. Tipi bile oluyor, fırtınalar denizde. Kendimi çok yalnız ve yorgun hissettiğim bir Sonbahar günü bugün. Tüm hatalarım ve eksiklerime rağmen seviyorum seni. Çok seviyorum. İstemeden de olsa seni üzdüğüm için tüm kalbimle özür diliyorum.

