Yeni Yayınlananlar

Dönüp de baksam şimdi, çok güzel bir gün hatırlarım. Eylül başı olmalı.
Birşeylere rağmen en mutlu olduğum, kendimle en iyi vakit geçirebildiğim tatillerden biriydi. İlk kez gittiğim, az turistik, pek samimi, çok leziz bir şehir. Sarıyla turuncuyla harmanlanmış, insanın içini ısıtan bir hali vardı sokakların.
O sabah üşüyerek uyanmıştım aslında; öğle güneşini görünce hırkadır cekettir tek tek çıkmış, yaz moduna geçmek çok iyi gelmişti.
Bu kadar sakin bir meydan bulmuşken acelesiz bir kahve söylemiştim tabii, o da ne güzeldi. Özgürlükse buydu işte, kendinle kalmaksa o da buydu.
İçten içe seziyordum tabii, ne olursa olacak, ne yaşanacaksa yaşanacaktı. Birşeyler değişecekti elbet. Hayat ellerimden tutmuş, “birşeyleri bırakmanın zamanı geldi”, diyordu. Ben de biliyordum aslında, anlamıştım artık.
Başka bir bizi hayal etmekten de, mümkün sandığım diğer hallerinden de vazgeçmiştim. Evet, sen asla değişmeyecektin.
Biliyordum. Seni kafasında kurup var eden de, şimdi kafasından atması gereken de bendim.
Evet, evet, bunların hepsinin farkındaydım.
Yine de… Ben, tek başına, profilden bakarken tebessüm eden kadın…. Telaşsız, konuşmasız, sorusuz ve cevapsız kalalım istedim.
Ben burda böyle oturayım, güneş omzumu yıkasın ve gölgeler inene kadar meydanın genişliğine dalıp gideyim…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!