Cosmoturk'ten, Şehr-i İstanbul

Asabi İstanbul Kedisi Tatile Çıkamayınca

Yaya geçidinden geçeceklere yol verdim diye arkamdan korna çalacak biri dünyada kaç ülkeden çıkar? Peki, o ülkelerden biri benim güzel ülkem midir? Tabii, o da haklı. Belki birkaç yüz metre önce sola sinyal vererek yol bekleyen iki arabaya da yol verdiğimden iyice gıcık olmuştur bana. Mesleği gereği hep yollardadır, siniri burnundadır falan. Bunlar bahane mi…… Read More Asabi İstanbul Kedisi Tatile Çıkamayınca

Share
Cosmoturk'ten, Şehr-i İstanbul

Pera’da Doğa, İnsan ve Aşk Manzaraları

Şubat’ın sonu geldi miydi beni bir panik aldı. Bir iki aydır ha bu hafta sonu ha öbür hafta sonu giderim dediğim iki önemli sergi var Pera Müzesi’nde. Üstelik anneme de gideriz diye söz vermişim, kaçırırsak çok üzülür. Tamam, dedim, bu hafta sonu iş güç de olsa, sözüm de olsa, soğukmuş, rüzgârmış, kulağım ağrıdı, yok üşüdüm… Read More Pera’da Doğa, İnsan ve Aşk Manzaraları

Share
Cosmoturk'ten, Şehr-i İstanbul

Pazar Keyfi

  Haftanın en sevdiğim günleri Cuma ve Cumartesi. Hafta sonu kapsamında değerlendirilse de Pazar günü ise özellikle öğleden sonra akşama doğru başlayan Pazartesi sendromu sancılarıyla çok sevdiğim bir gün sayılmaz. Yine de kahvaltı keyfi diyince benim aklıma Pazar günü gelir. Pazar keyfi kahvaltı keyfi biraz da. Ne kadar geceden kalma da olsan mümkün olduğunca erken bir… Read More Pazar Keyfi

Share
Cosmoturk'ten, Şehr-i İstanbul

Tiyatro Gişesindeki Görevli

Tiyatroya gitmeyi severim. Fuayede arkadaşları beklemeyi, oyunun broşürüne göz atıp oyun panosuna asılı afişlere ve fotoğraflara bakmayı, oyuncuları bir yerlerden tanımayı, salona geçip koltuğuma yerleşerek oyunun başlamasını beklemeyi, oyunun sonunda ayağa kalkıp her oyuncunun gözlerinin içine bakarak (bazen yaşlı gözlerle de olsa) gülümseyerek alkışlamayı… Tiyatro izlemeyi çok severim. Oyuncuların mimikleri, ses tonları, vurguları, sahnede duruşları,… Read More Tiyatro Gişesindeki Görevli

Share
Cosmoturk'ten, Şehr-i İstanbul

Devrim Arabaları

Bir zamanlar… diye iç geçirdim. Öyle zamanlar da vardı. Daktilonun sesi, saman kâğıdının unuttuğum dokusu, sofraların düzeni, eşlerin birbirine kol kanat germeyi görev bilmesi, tasaya zora tahammül etmesi, aza kanaat getirmesi, çoğu takdir etmesi… Bir zamanlar, içten gülümsemesini eksik etmeyen tatlı insanlar vardı sokaklarda. Çarşıda pazarda ayaküstü sohbete tutuşan, iyi günde kötü günde komşusunu arayan,… Read More Devrim Arabaları

Share