Cosmoturk'ten,  Hayata Dair,  Şehr-i İstanbul

İstanbul’da Gece

İstanbul’da gece. Trafik nasıl olduysa dağılmış. Karanlığı seviyorum ve bu esintiyi. Gaza bastıkça kulaklarımda uğuldayan rüzgârın nefesini. Tuhaf ama hala senin parfümünü duyuyorum.

Neyim var diye soruyor birileri. Belli bir sebebi mi var? Var; ama olmamalı, o yüzden konuşmayalım, diyorum. Gülüyorum çokça, olur olmaz şeylere gülüyorum bu aralar.

İstanbul’da gece. Radyonun sesini açmışım. Adını bilmediğim bir şarkıya mest oluyorum. Melodisi mi… kadının sesi mi… yoksa sözleri mi derken bitiyor şarkı. Ardından çalanı ise defalarca dinlediğimizi hatırlayıp gülüyorum.

Nasılım diye soruyor birileri. “Harika!” diyorum. İnsanın aradığı şey, huzur, diyorlar. Her insan huzur arar. Hayır, diyorum, yalan söylemeyin, aradığınız huzur falan değil sizin. Yine de bir gün gelecek huzuru hepimiz için diliyorum.

İstanbul’da gece. Köprüyü geçerken dörtlüleri yakıp durmak istiyorum içten içe. Her şeyi mantıkla açıklamak, sesleri onunla susturmak kolay değil her zaman. Serde de delilik var ya hani… Az manyak değiliz biz de…

Kafam o kadar dağınık ki, bildiğimi de unutuyorum bu aralar. Saçmalıyorum bazen. Seninle olmayı seviyorum; ama yanındayken aklım bulanıyor. Başım dönüyor bir de…

İstanbul’da gece. Uyku tutmuyor yine beni. Sabaha karşı uyanıp saatin çalmasını bekliyorum. Uykusuz gözlerle mahmur mahmur bakıyorum. Dalıp gidiyorum sık sık ya da dalıp gitmek istiyorum.

Suskun bir kabullenişteyim diyorum usulca. Yalan değil, artık kısa cümleler kuruyorum ve artık az soru soruyorum.

İstanbul’da gece. Sarılıyoruz. Böylesi daha iyi. Çok daha iyi böyle.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!