Cosmoturk'ten,  Şehr-i İstanbul

İstanbul’da Bahar

– Denizin ortasında bir şehir hatları vapurundan Topkapı’ya bakış… Karanlığa direnen beyaz köpükler bırakarak ardımızda… Ne güzel bir gündü demek ne güzel…

Bahar dalları açtı artık. Aşkım şehre döndü. Bembeyaz inci taneleri… Mis gibi bahar kokusu… Rengarenk çiçekler…

Denize beş karış mesafede çay içmek var şimdi. Kandilli’de salaş bir yer olsun mesela. Yanında en sevdiğin, en harbi can yoldaşınla. Sosis patates tava, sosuna ekmeği bandıra bandıra yemeli. Muhabbetine doyum olmamalı. Onla bunla en çok da kendinle dalga geçip bol bol gülmeli. Dalgalar yaklaştıkça, sandalyeyi kapıp uzaklaşmalı biraz. Ya da tam tersi – dalgaların kıyıya çarpıp yükselmelerini seyretmeli. Hatta ıslanmayı göze almalı ve üşümeyi.

Bazı şeyler göze alınmalı. Başkalarının gözünden değil de, kendi gönlünden geçenle mutlu olabileceğinin farkında olmalı. Gönlüne değeni korumalı. İçinden geçen var ya, geçip gitmesine izin vermemeli.

Ortaköy’de kahvaltı etmeli bir sabah. İşe daha sonra – belki biraz da geç – gitmeli. Arada geç gidebilmeli. Sabah sessizliğinde denize karşı banklarda oturmalı. Hafta sonu kalabalığını es geçmeli, caminin yanından köprüye selam çakmalı.

Kavak’ta balık yemeli bu Pazar afiyetle. Uzun öğleden sonraları akşamüzerlerine varmalı. Şişko restoran kedilerini hor görmemeli. Rakı roka takılmalı, geleceğe kadeh kaldırmalı korkusuzca. Bilinmezliğinden kaçmamalı. Bazı şeyler yaşanmalı. Ne de olsa bahar geldi şehre. Yağmur yağsa da güneş açtı.

Artık yollara düşmeli. Yürümeli uzun uzun. Durmadan yürümeli. Hiç bilmediğin sokaklardan geçmeli, hiç görmediğin binalara hayran hayran bakmalı. Buraya ilk kez geliyormuş gibi, Boğaz’ı ilk defa görüyormuş gibi, en sevdiğin şarkıyı söylemeli avaz avaz.

Turuncu bir perde gibi iniyor Galata’da akşam… Bir balıkçı teknesinde olmak var şimdi… Şehrin gürültüsünden uzakta, denizin ve göğün sesine yakın. Yosun koksun, martılar uçsun, karabataklar dalıp çıksın suya. Bir o yana bir bu yana sallansın teknemiz. Rüzgâr essin, başımız dönsün, sarhoş olalım.

Hakkını vermeli derler ya. Her gün daha çok yaşanmalı, daha çok yaklaşmalı… Umutla, sevinçle, dört elle sarılarak hayata.

Sonra günlerden bir gün, hatırlamalı birer birer… Gülümsemeli upuzun… Denizin ortasında bir şehir hatları vapurundan Topkapı’ya bakış… Karanlığa direnen beyaz köpükler bırakarak ardımızda… Ne güzel bir gündü demeli…

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!