Browsed by
Tag: Saros

Bayram gezmeleri

Bayram gezmeleri

Bayram gezmeleri İlk gençlikte ve iş hayatının da herhalde ilk 10 senesinde böyle değildi. Yakaladığım her fırsatı değerlendirme hevesiyle, tüm resmi tatillere şehir dışı geziler, yurtdışı seyahatleri planlar; “maksimum”u yaşamak için de en erken uçakla gidip resmi tatilin bittiği son saatlerde anca dönüşe geçerdim. Geceyarıları çoğu zaman rötar da yapıp geç inen, pasaport kontrollerinde sözlü kavgalarla itiş kakışlarla boğuşulan, uzun süre bavul beklenilen , can pazarına dönmüş havaalanı çıkışında taksici kalabalığının içinden zar zor kurtulan bir bayram tatilcisi. İşte o…

Read More Read More

Share
Haftanın En Cuma Hali

Haftanın En Cuma Hali

“Raindrops keep falling on my head…” dinliyorum bugün. Önce sağ omzum, sonra sol omzum öne çıkıp ardından başımla omuzlarım iki yana sallanıp B.J. Thomas’a eşlik ediyorlar. Ekim’in başındayız; ama ben kış gelmiş gibi üşüyorum. Öğle yemeğinde şifa niyetine tavuk suyuna sıcacık şehriye çorbası isteyecek durumdayım. Daha birkaç hafta önce, Saros’un serin suları ve enfes Eylül güneşi diye yazıyordum hayat günlüğüne. Enfes dondurmalar yemeye Gelibolu çarşısındaki Roma Dondurma’ya gidiyordum. Sakızlı ve vişneli, nefisss… Dondurma yerken başarıyla araba kullanıyor, sağa sinyal verip…

Read More Read More

Share
Gün, Güneş, Gerçek

Gün, Güneş, Gerçek

Güneş vişneçürüğü bir top gibi battı az önce. Önümüzde nazikçe eğilip, “iyi akşamlar bayanlar” diye selamladı bizi ve gitti. Onunla birlikte bugün de gitti. Sabahın yedisinde başlayan araba yolculuğumuz, Mecidiye’nin serin sularında yüzerken hissettiğim doludizgin özgürlük, pırıl pırıl berrak sularda turkuaz mavisinde yitme isteği, kumlarda yürürken aklımdan geçenler, Erikli sahili ve Orman Kampı’na giden patika yol, mangalda tavuk kanadı, bir çay olsa da içsek dedirten rüzgâr, yine çoğu insanı buz kesen oysa soğuğu algılamayan yangınımda bana çok iyi gelen deniz… …

Read More Read More

Share
Pastoral mutluluk

Pastoral mutluluk

Vişne çiçek açmış. Zakkumlardaysa henüz ses yok. Otlar bürümüş ön bahçeyi, güller durgun henüz; ama yaralı çam büyümekte. Borazan çiçeği çiçeksiz ve başıboş kalmış; söktüğümüz sarmaşıksa tekrar uzamış. Bahçede kahvaltı etmenin tadına doyum olmaz. Yüzüme vuran güneşe inat, birkaç saat fazladan yaşadığım uyku masalından yeni kalkmış, masaya az önce oturmuşken, boynumdan kollarıma ve kemiklerime işleyen sıcaklığıyla güneşe göz kırpıyorum. Üzerimdeki tatlı mahmurluğu bir yana atar atmaz fotoğraf makinesiyle vişne ağacının, gelinciklerin ve zeytinin arasında dolanmaya başlıyorum. Adını bilmediğim sarı, mavi,…

Read More Read More

Share
Saros’ta!…

Saros’ta!…

Üç saatlik bir yolculuktan sonra Saros’tayım. Yolda tarlalar boyunca gördüğüm ayçiçekleri ya da daha çok sevdiğim adlarıyla günebakanlar, bana şehri unutturdu. Mesai saati içine sıkışan yaşamımı geride bırakıp mavili yeşilli mahmur yaz günlerine kavuştum.  Saros’ta yaz günleri, sabah geç saatlerde kalkıp bir şölen sofrasında kahvaltı keyfi yapmak, önünde deniz, açıklarda bir gemi, Bakla Burnu’na doğru uzanan turkuaz sulara karşı durmak demek. Arka bahçede borazan çiçeklerinin arasında uzun süredir okuyamadığım romanı bitirme sevinci… Yoncalarda aranan dört yapraklı ve vişne ağacına serçelerin…

Read More Read More

Share
Denizle Rüzgârın Çağrısı

Denizle Rüzgârın Çağrısı

Yerimden yavaşça kalkıp güneş gözlüklerimi taktım. Arka bahçeye çıktım önce, borazan çiçekleriyle vişne ağacını geçip yavaş adımlarla yürümeye başladım. Ellerim ceplerimde, başım öne eğikti. Hanımelilerinin yanından sağa dönüp rampadan aşağı yürümeye devam ettim. Bahçelerdeki çeşit çeşit meyve ağaçlarına ve çiçeklere baka baka… Havuzun önünden sola saptım. Önümde uçsuz bucaksız bir deniz… Öğlen saat iki sularıydı. Güneşin tepede olduğu saatler, sabahtan beri devam eden lodosla sersemletmişti beni. Denizin önünde biraz durup baktım. Sonra sağ taraftaki banklara yöneldim. Bakla Burnu’ndan başlayarak iskeleye,…

Read More Read More

Share
error: Content is protected !!