• Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Dere Boyunda

    En güzel günümüzü henüz yaşamadık. Bulutları ve yağmuru doya doya kucaklamadık daha. Yerçekimini yenmedik. En güzel güneş henüz doğmadı, en parlak yıldızları tutmadık. Yine de bir rüya gibi yaşadık, bir rüya gibi var ettik birbirimizi. En güzel anlar her andı. En güzel sözler gündelik sözler. Aradığımızı bulmak ve unuttuğumuzu hatırlamaktı.  Sadece elini tutarak ve sana sarılarak zaman durdu. Arabaya atladığımız gibi şehri terk ettik. Bilmediğimiz tepeler aştık, bildiğimiz sahiller aradık. Az kalsın çamura saplandık, bol bol da güldük. Bir dere boyunda oturup yeşil suda yüzen ördekleri izledik. Sazlıklardan havalanan… diye bir şarkı kaldı aklımızda. Bir de limana vuran dalgaların sesi. Virajlı yollardan geçtik, ağaçların kuytulaştırdığı dar yollardan… Kahverengi dallarla yeşil…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Öpücük

    Başını hafifçe eğip bana yaklaştığında kırlangıçlar kanatlanıyor şehrimden, gök alaca renklere bulanıyor gün doğumunda gibi. Öyle yumuşak öyle tatlı bir iç çekişle buluşuyoruz ki sesler ve gözler yitiyor, pencereler örtülüyor, görünmez duvarlar bizi gizliyor. Bitmesini istemez gibi baştan sararken en sevdiğimiz şarkıyı, içimizdeki gelgitlere kapılıyoruz – yükselen dalgalarda kaybolmaya hazır.  Benim başım dönüyor, sen elimden tutuyorsun. Bir an, durup aralıyoruz perdeleri. Rüyadan uyanmak istemez gibi isteksiz; ama bir yandan da gerçekliğini görmek ister gibi merakla bakıyoruz birbirimize. Ben ve sen, biz. Derin bir solumayla içine çekiyor bizi dalgalar.  Kırlangıçlar kanat çırpmaya başlıyor yeniden.  Hafif bir meltem esiyor; yüzümüzü okşayan bir kelebek dokunuşu.  Çınar dallarında çiy damlaları…  Kısık gözlerle bana bakıyorsun.…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri

    Oysa Biz…

    Yağmurla kar arasında yolları kapatan bir tek sendin. Rüzgârla martı arasında bulutlara takılan da ben. Yolumuz uzundu, erken çıkmıştık o yüzden. Ama gitmekle bitmiyor yol, bunu bilemedik. Aylardan Perşembe, günlerden Ağustos. Ben bir papatya kopardım. Sen bir vişne ağacı aradın. Sevmekti. Tatmaktı. Yaşamaktı dileğim. Ufka bakarak hayaller kurduğum bir gece seni rüyama aldım. Yanımdaydın, ellerin sıcacıktı, biraz eğilip ellerine baktım, gözlerimi kaldırıp seninkilere daldım. Yaklaşınca usulca, bir öpücük oldum yanağında. Yumuşacık. Güzeldi. Denize bakmak gibi, dalgalarla oynamak gibiydi. Dalgalarsa benden akıllıydı. Oyuklar yarattıkları kayalıklardan, ismimizi sildikleri kumsallardan, topladığım çakıl taşlarını geri çağırdıkları sahillerden akıllıydı onlar. Ne oyunlar oynadılar, aklımızı çeldiler, zamanı nasıl hızlandırdılar anlamadım. Ama ne yazık ki geçti zaman,…

  • Cosmoturk'ten,  Gönül İşleri,  Hayata Dair

    Kendi sağanağım

    Araba kullanmanın en güzel yanı kafan attı mı basıp gidebilmek. Neresi fark etmeden, kimseye hesap vermeden, bazen sevdiğin yollarda bazen de bilmediğin sapaklara saparak gitmek güzel. O basıp gidişlerde de müziği sonuna kadar açıp avaz avaz şarkı söylemek. “Gücün var mı sevgilim, derin sularda inci tanesi aramaya… Cesaretin kaldıysa hâlâ benle aşktan konuşmaya…” Sağanak yağmur var; ama beni daha da keyiflendiriyor yağmur. Yağsın, daha çok yağsın istiyorum. Önümdeki arabanın farlarını zorlukla seçebileyim, rüzgârla gök gürültülerinin uğultusunu arabanın içinde bile duyabileyim. “Söyle canım sevgilim, hayat bize oyun oynuyor olabilir mi… Yorgun gibi bir halin var, duyguların karışık olabilir mi…” Sağanak bir yağmur var. Yol yapım çalışmalarının da etkisiyle tek şeride inen…

  • Cosmoturk'ten,  Hayata Dair,  Şehr-i İstanbul

    İstanbul’da Gece

    İstanbul’da gece. Trafik nasıl olduysa dağılmış. Karanlığı seviyorum ve bu esintiyi. Gaza bastıkça kulaklarımda uğuldayan rüzgârın nefesini. Tuhaf ama hala senin parfümünü duyuyorum. Neyim var diye soruyor birileri. Belli bir sebebi mi var? Var; ama olmamalı, o yüzden konuşmayalım, diyorum. Gülüyorum çokça, olur olmaz şeylere gülüyorum bu aralar. İstanbul’da gece. Radyonun sesini açmışım. Adını bilmediğim bir şarkıya mest oluyorum. Melodisi mi… kadının sesi mi… yoksa sözleri mi derken bitiyor şarkı. Ardından çalanı ise defalarca dinlediğimizi hatırlayıp gülüyorum. Nasılım diye soruyor birileri. “Harika!” diyorum. İnsanın aradığı şey, huzur, diyorlar. Her insan huzur arar. Hayır, diyorum, yalan söylemeyin, aradığınız huzur falan değil sizin. Yine de bir gün gelecek huzuru hepimiz için diliyorum.…

error: Content is protected !!