Cosmoturk'ten,  Seyahat

Gurbetle özgürlük arası bir yerde

Hafta içi iş çıkışı, beni Kolonaki’den Monastiraki’ye kadar sırf bademli dondurma yemek için yürürken bulabilirsiniz. Ya da elimde dondurma külahı, minik göbeğim dar pantolondan fırlamış, İstanbul sokaklarından sakındığım dekoltem uluorta, salına salına geri yürürken otele. Kazara verdiğim tüm frikikleri umursamamayı öğrendim bu şehirde. Tüm yasaklı yiyecek ve içeceklerin müptelası oldum. Bakışlarıyla yiyen, eleştiren, azarlayan gözler yok nasıl olsa. En büyük özgürlüğüm, dilediğimi yiyip dilediğimi giyip dilediğim saatte dilediğim yerlerde gezmek oldu bu yaz – hem de kimseye hesap vermek zorunda kalmadan. Nasıl görünürüm diye düşünmeden içinden geldiği gibi giyinip süslenip çıkması bile ne büyük zevk. Üstelik saatler de almıyor, inanın bana. On beş dakikada hazırsınız.

Böyle bir özgürlük taşkınıyken şimdi geri dönüş vakti geldiğinde duralıyorum ister istemez. Ne yalan söylemeli, dönüşümde hafif hüzünlü bir şeyler var; dönmek istemekle kalmak istemek arasında bir şey. Özlemesine özlüyor insan vatanı, özlemez mi. Yabancı bir şehirde aylar boyu kalmak demek biraz da gurbeti anlamak demek ne de olsa. Bilmediğini keşfetmenin verdiği coşkunun yerini tanıdık bir yabancılığın alması demek. Ait olmadığını sürekli hatırlamak demek. Özlemek demek gurbette olmak. Dalga geçtiğin “memleket hasreti” destanını gerçekten hissedip havaalanına indiğinde vatanının taşını toprağını öpmek istemek demek. Büyüdüğün, yaşadığın yerlerden uzak almak, oraları hatırlatan en ufak bir şeyle mutlu olmak demek. Buralarda adına Yunan kahvesi deseler de bir sade kahve içip fal bakmak gibi. Musakka, dolma, yaprak sarma ve kebabı tadarken hep bir yandan evde yediğin lezzetleri arayıp bulamamak gibi.

Ama bir yandan da farklı kültürler, sonsuz bir özgürlük ve rahatlık demek uzaklarda olmak. Tanınmadığını bildiğin caddelerde dilediğince yürümek, canının istediğini yapmak, “super-ego”yu biraz arka plana itmek demek. Bu yüzden değil mi, yurt dışına çıkmak büründüğün kimlikten sıyrılıp ait olduğun kimliği bulmanı sağlıyor…

İşte ben de bu duygularla karmakarışık, bir yüzüm Ege’nin Batı yakasına dönük, kırmızı ojelerim ve minik göbeğimle dönüyorum İstanbul’a.

 

Diğer seyahat yazılarına da göz atmak isterseniz…

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!
Share

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *

error: Content is protected !!